120x600

Alemdar inşaat

17-04-2019 Şenol SAK
Şenol SAK

Şenol SAK

“SIRADIŞI YAŞAMLARIYLA RENGİN USTALARI-6” Hüseyin AVNİ LİFİJ

Hüseyin AVNİ LİFİJ

(d: 1886, Samsun – ö: 1927, İstanbul),

 

Ressam Hüseyin Avni Lifij, romantik ve simgeci bir yaklaşımla yaptığı lirik resimlerle tanınan “1914 Kuşağı” Çerkez asıllı ressamımızdır. Soyadı ailesinden gelmektedir. Lifij “beyaz tenli” anlamına gelir. Ailesi Osmanlı –Rus savaşı sırasında Kafkasya’dan göç ederek Samsun’un Ladik ilçesine gelir ve buradan da İstanbul’a göç eder.

 Hüseyin Avni Lifij, ilk eğitimi­ne İstanbul’da“mahalle Mektebi”nde başladı. Fransızca öğrenmeye aşırı ilgisi nedeniyle, özel dersler aldı. Kısa zamanda edindiği Fransızcasıyla resim kitaplarına ilgi duyar. Bir yandan da ailesinden gizli olarak yaptığı tablolarla, asıl merakını geliştirir. Nümune-i Terakki okulundaki eğitimi sırasında karakalem ve füzenle yaptığı resimleri ilgi uyandırır. Bu eserlerden bir tanesi de ünlü pipolu-kadehli otoportresidir.

 

 

     Avni Lifij, gençlik yıllarında Ayasofya’da mimari çizimler ve araştırmalar yapan Henri Prost ile arkadaş oldu ve Prost, ondaki sanat yeteneğini keşfederek, zamanın Sanayi-i Nefise Mektebi müdürü olan Osman Hamdi Bey’le tanıştırdı. Osman Hamdi Bey de o sıralarda Avrupa’ya sanat eğitimi için iki öğrenci gönderecek olan şehzade Abdülmecit’e Avni Lifij’i önerdi. Bir yıl süre ile sanat bilgi ve becerisini bu okulda geliştirdikten sonra, Paris Güzel Sanatlar Okulu’na gönderilen Lifij, burada Türk izlenimcilerine dersler de vermiş olan Cormon’un atölyesinde çalıştı. Ancak şiir sevgisi, içe dönük yapısı, onu simgeci ressamlara yaklaştırdı.

 

 

     1912’de İstanbul’a dönünce iki yıl resim öğretmenliği yaptı. 1920’li yıllarda bir sanat yazarı olarak sanat eğitimiyle ilgili görüşlerini kaleme aldı. Güzel Sanatlar Akademisi’nde süsleme sanatları bölümünün kurulması çalışmalarında yer aldı. 1923’te bu bölümde hoca oldu ve Paris’te araştırmalar yaptı.

 

     Avni Lifij’in sanatsal çalışmalarını en çok, zamanın Galatasaraylılar Yurdu’ndaki karma sergilerde görüyoruz. Çeşitli dönemlerde Avrupa’da açılan Türk ressamlar sergilerine katıldı. Saray için çeşitli büyük boy çalışmalar yaptı. Ölümünden sonra ilk sergisi, 1931’de sanatçının bir ara genel yazmanlığını yaptığı eski Sanayi-i Nefise Birliği salonlarında düzenlendi. 1968’de Akademi salonlarında tüm dönemlerini içeren geniş bir respospektif sergisi açıldı. 1970 yılarındaysa, eşi Harika Lifij’in koleksiyonundaki resimler ile Ankara ve İstanbul’da anma sergileri açıldı. 

 

 

      Avni Lifij eserlerinde, konularından bağımsız olarak, izleyicide insan yaşamına ilişkin içli duygular uyandırmak ister. Geçmiş ile karışık bir gelecek duygusu, mutluluklar, yaşam-ölüm sorgulamaları vardır. Gölgesi ufka düşmüş ağaçlar, ıssız adalar, sessiz bir doğa da yer alan figürler, anlam dolu bakışların yer aldığı portreler, öykündüğü Batı’lı ünlü ressamları çağrıştırmaktadır. Lirik doğa görüntüleri, temellerini aldığı batılı öğretileri hissettirmektedir bizlere. Doğaya betimlerken, iç dünyasını tuvale aktarmakta, eserlerine kendine özgü bir hava katmaktadır. Bu yönüyle rahatlıkla çağdaşlarından ayırabildiğimiz Hüseyin Avni Lifij, daima Türk resminin romantik bir figürü olarak hafızalarımızda yer alacaktır…

 

Sanatla kalın

 

 

 


www.boluobjektif.com'da yer alan köşe yazarlarının yazıları kendi görüşleridir. Yazdıkları köşe yazılarından dolayı www.boluobjektif.com sorumlu tutulamaz.



Şenol SAK Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Burç Yorumları