14 avm

120x600

Alemdar inşaat

10-06-2016 Eda BAYRAKTAR

Bence herkes elinde ne varsa bırakıp kendini elleri patlarcasına bir alkışlasın. Çünkü biz bu ülkede mental sağlığımızı korumayı becererek çok zor bir işi başarıyoruz. Neler oluyor da biz her defasında “yok artık!” diyoruz.

 

Muhammed Ali öldü. Kendi kendine yüklendiği misyonla ırkçılık ve savaş karşıtları için bir sembol olduğu doğru. Ne kadar doğru biliniyor, ne kadar yanlış biliniyor, ırkçılığa mı yoksa beyazların üstünlüğüne mi karşıydı gibi sorular her zaman tartışmaya açıktır. O yüzden bunları mühimsemiyorum. Baksan sadece ünlü bir sporcu hayatını kaybetmiş, cenazesi var. Bizde kaos buradan sonra başlıyor zaten.

 

Cenaze ABD’de... Gidilecek, gidilsin.

 

Muhammed Ali hayattayken cenazeyle ilgili bazı detaylar belirlenmiş sanırım, bizimki de konuşacak. Konuşsun. Sonuçta dünya lideriyse, tüm dünyanın kilitlendiği törende Ali’nin sevenlerine ve dünya halklarına hitap etmek onun tabii görevi. Ama konuşturmamışlar. Herhalde başka dünyaların liderleri de konuşmak istedi, bizimkine sıra gelmedi. “Konuşamıyorum bari bizim Diyanet İşleri Başkanı Mehmet’le Kuran okuyalım” demiş. “Ya okuyan var ya hoca çağırdık” demişler, ona da izin vermemişler. “Tabutuna Kabe’nin bezinden bir parça ataydım??” demiş. “Zahmet etme, sen bize ver, biz sonra koyarız” demişler. Bizimki hırslanmış, tası tarağı toplamış ikinci törene katılmadan Türkiye’ye...

 

Bu nasıl hırs, nasıl kompleks? Ayrıca neden? Bu adam yüzünden dünya her fırsatta görüyor kimle uğraştığımızı. Biz bu ülkede Boksör Muhammed Ali’nin ölümünden bile kriz çıkarabilen bir dünya lideriyle baş ediyoruz. Adam Muhammed Ali’nin cenazesinde Muhammed Ali’den rol çaldı. Hiçbirimiz ölümü konuşmuyoruz, cenazede bizimkileri nasıl kimse sallamamış onu okuyoruz.

 

Üstelik biz sadece bu adamla değil, bunun medyasıyla da savaşıyoruz. Yandaş basın olayı “ERDOĞAN’A BÜYÜK SAYGISIZLIK!!!!!!!!!!!!” diye veriyor. Güler misin, ağlar mısın? Adam oraya olimpiyat oyunları izlemeye, film festivaline, uluslararası bir yarışmaya falan gitmedi. Cenazeyi yarıda bıraktı da dönme kararı aldı.

 

Şunu demek istiyorum: Erdoğan kendi tabanına gerek kendi söylemleri gerek kendisine yakın medya organları aracılığıyla İslam liderliği, dünya liderliği gibi kavramları başarıyla yutturuyor. Ancak işin kötüsü kendisi de inanmaya başladı. Artık ilgi bekliyor, görmeyince deliriyor, küplere biniyor. Cenaze durumun bu boyutunun komik bir örneği. Gelin görün ki dışardan bakıldığında oldukça vahim duruyor. Yabancı ülkelerde gittiği her törende ikincil, üçüncül kalan bir siyaset adamı, ülkesine dönünce törende nasıl birincil olduğunu anlatıyor.

 

Hadi biz akıllı insanlarız, kendimizi koruruz da koruyamayanlar yüzünden ülke her geçen gün biraz daha tımarhaneye benzeyecek. Onu nasıl şeyaparız?


www.boluobjektif.com'da yer alan köşe yazarlarının yazıları kendi görüşleridir. Yazdıkları köşe yazılarından dolayı www.boluobjektif.com sorumlu tutulamaz.



Eda BAYRAKTAR Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Burç Yorumları