

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Tarım ve Orman Bakanlığı ve Küresel Çevre Fonu (GEF) işbirliği ile kent merkezindeki bir otelde "Agro-Ekoloji Yönetim Sistemi Geliştirilmesi" çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki, Bolu Valisi Erkan Kılıç, Tarım Reformu Genel Müdürü Kerim Üstün, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, sosyo ekonomi, bahçe bitkileri ve agro - ekosistem, sürdürülebilir arazi yönetimi ve üretim sistemleri uzmanları katıldı.
"Ülkemizin nüfusu 100 milyonun üzerinde olacak"
Çalıştayda konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki, "Şapkamızı önümüze koyup düşünme vakti geldi ve düşünüyoruz. İnsanların çok önemli bir kısmı gıda sıkıntısı çekiyor, açlık çekiyor. Bir kısım insanların da yemekleri masalardan artıyor. Bu fıtrata aykırı yaşam tarzının ortaya çıkardığı sorunlar. Artık geleneksel tarımı yapacak durumda değiliz. Nüfus hızla artıyor. Önümüzdeki 15-20 yıl olmadan ülkemizin nüfusu 100 milyonun üzerinde olacak. Tarım alanları endüstrileşme adına yok ediliyor. Nüfus artışı, şehirleşme, yanlış uygulamalar, yanlış kentleşme, onlarca yıldan itibaren devam eden tarım arazilerinin yok edilmesi, pandemi nedeniyle özellikle tedarik zincirinin kopuşu ve geldiğimiz noktada artık önümüzdeki 100 yıl için yeni uygulamaya geçilmesi gerekiyordu. Önümüzdeki süreçte kendi kendimize yeten, artık stratejik sektörden milli güvenlik meselesi haline geldi. Yeterliliğimizi sağlayacak ve stratejik tarım ürünleri üretebilecek bir ülke olmak durumundayız" dedi.

"Türkiye su kıtlığı olan bir ülke"
Ülke olarak kendi tedbirlerimizi almamız gerektiğini kaydeden Tiryaki, "Ukrayna’da özellikle stratejik ürünler limanlarda bekliyor. Satmak istiyorlar gönderemiyorlar. Ukrayna limanlarında bekleyen, mayından dolayı gelemiyor. Bazı ülkeler ihracatı yasaklıyor. O nedenle bizim de kendi tedbirimizi almamız lazım. Türkiye su kıtlığı olan bir ülke. Sularımızı korumak zorundayız. Burası Türkiye’nin en verimli ormanlarının olduğu bir bölge. Ormanlarımızı korumak zorundayız. Tarım arazilerini yapılaşmaya açmak durumunda değiliz. Bu konularda bakanlığımızda yeni başlamış olmamıza rağmen yanlış anlaşılmalara neden olmaması için açıklayamayacağım çok ciddi ve verimli çalışmalar yapılıyor tarım arazileriyle ilgili” diye konuştu.

"Bize düşen ibret almak”
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki, geçen yıl orman yangınlarında son 20 yılda yanan ormanlardan daha fazlasının kaybedildiğini belirterek, "Maalesef geçen yıl hem ülkemizde hem dünyada yalnız iklim değişikliğine bağlı değil insanımızın ihmaliyle kaynaklanan yangınlar da oldu. Yaklaşık 20 yılda yanan ormanlardan daha fazlasını 1 yılda kaybettik. Bize düşen geçen yılki talihsiz durumdan ibret almak. Yangının bir sezonu yok ama genellikle havaların ısındığı, nemin azaldığı ortamlarda orman yangınlarını daha fazla görüyoruz. Ortalama her yıl belli bir sayıda küçük çaplı gerek orman dışı alanlarda gerekse ormanlarda bu tür yangınlar oluyordu. Ama geçen yıl bütün dünyada, örneğin Amerika’da çıkan yangın 105 gün aralıksız devam etti. Bizde geçen yıl büyük yangınlar 15 günde söndürüldü ama 20 yılda yanan orman kadar ormanımızı kaybettik” dedi.
“Geçen yıl ki gücümüzün 3 katını kullanacağız”
Yangınla mücadelede araç ve insan sayısını artırdıklarını belirten Tiryaki, “Toprağımızı, çevremizi, suyumuzu korumak zorundayız. İklim değişikliğinden sonra artık dünyanın gündeminde tarımsal alanlar, ormanlar, çevre, stratejik önemde alanlar. Bize düşen bu sene ormanda hem karasal anlamda mücadele araçlarımızı ve insan gücümüzü geçen yıla oranla çok daha artırmak. Son günlerde 5 bin adet yangın söndürme işçisini Orman Genel Müdürlüğü’müze kazandırdık. Uçak sayımızı silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz ve jandarmadaki helikopterimiz olmak üzere rezerv olarak kullanacağız. 20’den fazla. Geçen yıl ki gücümüzün 3 katını hem uçak hem helikopter hem de dışarıdan kiraladıklarımızı bu sene kullanacağız” şeklinde konuştu.
Son olarak vatandaşlara uyarılarda bulunan Tiryaki, “Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlılığa davet ediyorum. Yangınların çok önemli bir kısmı tamamen insan kaynaklı. Doğal şartlardan oluşan yangınlar oransal olarak yüzde 1-2 seviyesinde. Diğerleri tamamen insan ihmalinden kaynaklanan yangınlar” diye konuştu.