

Eğitim-Bir-Sen Bolu 2 No'lu Şube Başkanı Tahir Düş yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Şube kongremizi, sendikamızın kuruluşundan beri benimsediği demokratik teamüllere ve ahlaki ilkelere yaraşır olgunlukla yapıyoruz. Kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyor; başta Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan ve arkadaşları olmak üzere, öncülerimize, emek veren başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve işyeri temsilcilerimize şükranlarımı sunuyor, 3. sünü yapacağımız olağan kongremize bizi kırmayarak geldiğiniz için şahsım ve yönetim kurulum adına hepinizi yürekten selamlıyorum. 30 yıl önce Cennet mekan Rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın tavsiyesiyle, inanmış 7 arkadaşı ile birlikte kurucu genel başkanımız Mehmet Akif İnan’ın çıktığı yolda bugün Türkiye’nin en büyük sendikası, Eğitim-Bir-Sen olurken en büyük ailesi de Memur-Sen olmuştur. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Memur-Sen 1 milyonu aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Değerli dostlar, Yönetime katılmanın yolu örgütlü olmaktan geçmektedir. Bu millet, hiç kimsenin cemaatine, cemiyetine, vakfına, derneğine, platformuna bakmaksızın bir çatı altında aynı refleksle hak ve özgürlük merkezli bir yaklaşımla toplanmayı başardı. Memur-Sen ailesi, 1 milyonu aşan üyesiyle örgütlülüğü en iyi şekilde temsil ettiği için bu ülkede yol alınıyor, yol açılıyor ve mesafe kat ediliyor. Eğitim-Bir-Sen, 14 Şubat 1992’de çıkılan yolda, ülke ve millet sevgisinden ödün vermemiş, 85 milyonun kardeşliğini hedefleyen, milletimizin hak ve menfaatlerini, insanlığın huzurunu önceleyen, zulmün karşısında mazlumun yanında bir teşkilattır. Eğitim-Bir-Sen’in tarihi, çeyrek yüzyılı aşan mücadele geçmişi, Türkiye’nin karanlıklardan aydınlığa, darbe dönemlerinden demokrasiye, geri kalmışlıktan ilerlemeye geçiş tarihidir. Eğitim-Bir-Sen, üyemiz için emek, ekmek, temel hak ve özgürlük mücadelesi olmasının yanı sıra, yerelden evrensele doğru kötülükleri eliyle düzelten, sözüyle müdahale eden, hiç olmazsa kalbiyle buğuz eden bir dayanışma hareketidir. Son çeyrek yüzyıldır, Türkiye’nin her demokratik kazanımında Eğitim-Bir-Sen’in teri, yeri ve imzası vardır. Eğitim-Bir-Sen’ li olmak, can verilerek vatan kılınmış coğrafyayı alın terinin gücüyle büyütmek, kritik zamanlarda irfani duruşla kuşatmak, zor zamanlarda cesaretle korumaktır. Bizim yol ve dava arkadaşlığımızın, teşkilatımızın kimi öncelikleri vardır. Ancak ilk önceliğimiz ülkemizdir, Türkiye’dir. Biz; insanı, inancı, umudu, tarihi, özlemi ve öfkesiyle Türkiye’nin gerçeği, ümmetin umuduyuz. Türkiye’nin açık talihini, aydınlık tarihini sözüm ona ‘bin yıl’ ipotek koyarak teslim almak isteyen darbeci odaklar, bizim kalbimizde, ruhumuzda parlayan meşalenin aydınlığı ile kendi karanlıklarına mahkûm oldular. Çünkü Eğitim-Bir-Sen bu topraklara, bu topraklardan yayılarak dünyanın vicdanına yön veren hak ve özgürlük mücadelesinin adresidir. Hak ve özgürlük mücadelemiz, ilim ve irfan kaynaklarımızla basiretli, kararlılığıyla cesaretlidir. Haksızlık ve zulme karşı mücadele, örgütlü cesur iyilerle kazanılmaktadır. Sendikacılığı, sadece sloganlara hapsedilen, şiddetin, anarşizmin, vandalizmin, merkezi haline getiren bir uğraş alanı olmaktan çıkarıp; bu alana yeni bir soluk getiren, kalite kazandıran ve sendikacılığı toplumla buluşturan Memur-Sen dir. Bu yüzden siz değerli dostlarıma teşekkür ederim. Sendika, hak arama, kol kola verme ve yardımlaşma örgütüdür. Böyle bir örgütün içerisinde bulunan bir insanın tek başına mücadele etmesine gerek yoktur. Tarih boyunca örgütlü topluluklar, örgütlenmeyen topluluklara hükmetmiştir. Biz Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüyüz, memleketin en ücra köşelerine kadar kök salmış, sözü dinlenir, fikrine itibar edilir bir teşkilat haline gelmiş bulunmaktayız. Biz sorumluluğumuzu bilerek, ‘sen yoksan bir eksiğiz’ mantığıyla gücümüze güç katmaya devam edeceğiz. Sendika olarak genelde ümmetin, özelde çalışanlarımızın ve üyelerimizin dertleriyle dertlendik. Yönetimimiz ile birlikte sorunların sorun olmaktan çıkması için elimizden ne geliyorsa bugüne kadar hep yaptık, bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. Şube olarak ise 2007 yılında iş yeri temsilcilerimizin öz verili çalışmaları sonucunda yetkiyi bir daha asla bırakmamak üzere aldık ve 2015 yılında yeterli sayıya ulaşarak şubemizi kurduk. Şimdi ise 3. Genel kurulumuzu yapmak üzere bir araya geldik. Bizleri bu güzel günümüzde yalnız bırakmayan çok kıymetli protokole, misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, yeni dönemi iradesiyle şekillendirecek olan delegasyona güveniyor, kendimizi size, sizleri Allah’a emanet ediyor, genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını yüce Mevla’mdan niyaz ediyorum."





