

Sizin bir tümceniz var; “Bir muhtar başarılıysa aynı ölçüde belediye’de başarılıdır. Bir muhtar başarısızsa belediye’de başarısızdır” diye… Bu açıdan 4,5 yıllık muhtarlık tecrübeniz ışığında Bolu Belediyesi ile olan çalışmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçmiş dönemde yaşamış olduğum bir siyasi yaşantım var. Bir dünya görüşüm var. Ama muhtar adayı olduğumuzda rozetimizi çıkardık ve kenara koyduk. Tarafsız bir muhtar adayı olarak “Hem Fatih Metin bey’e hem de Tanju Özcan bey’e eşit mesafede olacağız” diye söyledik. Arkadaşlarıma hep şunu ifade ettim; “Kazansak da, kaybetsek de efendiliğimizle kazanacağız, efendiliğimizle kaybedeceğiz.” O yüzden hiçbir polemiğe girmedik. Hiç kimseyle kavga etmedik. Cenab-ı Allah’ın takdiriyle de seçimi kazandık. Bolu Belediye Başkanlığını ise Sayın Tanju Özcan kazandı. Dolayısıyla vatandaşlarımız ; “ Bolu Belediye Başkanı olarak Tanju Özcan’ı görmek istiyorum. Mahallemde de bizim mahallemizin çocuğu olan Mehmet Kardeşimi görmek istiyorum” diye bir karar verdi. “ Kavga istemiyoruz, anlaşın” mesajını verdi. Hep bu bilinçle hareket ettim. Araya sokulan provoke çalışmalarına rağmen sayın başkana hep şunu söyledim; “ Bir muhtar başarılı olmak istiyorsa kendi başına başarılı olamaz çünkü muhtarın ekipmanı yok, muhtarın bütçesi yok. Eğer bir muhtar başarılı olmak istiyorsa Belediye ile mutlaka çalışmak zorunda. Yani belediye olmadan başarılı olamaz. Belediye için de aynı şey geçerli. Muhtar başka bir yere çeker, belediye başkanı başka bir yere çekerse yani orta nokta bulunamazsa kaybeden mahalle olur. Dolayısıyla, mahalle kaybettiyse muhtarda kaybeder. Başkan da kaybeder. O yüzden başkan da, muhtar da beraber çalışmak zorunda. Sonuçta 5 yılın hesabını beraber verecekler.
“Amacım, vatandaşa şikâyet etmeden çözüm üretmek. Kısacası başarılı olmaktır”
Bu söylemlerime sağ olsun Tanju Bey çok olumlu yaklaştı ve birlikte çok güzel çalışmalar yaptık. Dönem dönem belediyenin yapması gereken işler vardı. Alması gereken kararlar vardı. Belediye’nin önünü açmak anlamında bizde müdahil olduk. Uzun lafın kısası bir muhtar başarılı olmak istiyorsa belediye ile çalışmak zorundadır. Hata olabilir, eleştiri olabilir. Bazen yapmak istediğiniz bir şey vardır, programa alınmamıştır, engellenmiştir ama bizim bunun hesabını vatandaşımıza vermemiz, anlatmamız gerekiyor. Vatandaşa hesabını verirken muhtarlar; “Belediye bize destek olmadı “ diyerek şikâyet edebiliyor. Evet, bende birkaç noktada vatandaşımıza şikâyet ettim. Programa aldırdığım bir yolu başkan beyin talimatı olmasına rağmen belediyeye yaptıramadım. Belediye başkan yardımcısı söz vermesine rağmen yaptıramadım. Hatta başkan yardımcısı arkadaşın tavrına istinaden şikâyet ettim. Yapılacak olan bir hizmetin geciktirildiği için şikâyet ettim. En sonunda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile oturduk ve konuştuk. “Benim amacım kavga etmek değil, siyasi söylemlerle siyaset yapmak asla değil. Benim bir derdim var. Derdim, mahalleme hizmet etmektir. Mahallemin sorunlarını görerek onları çözmektir. O yüzden beraber çalışalım” dedim. Takıldığım yerde vatandaşa soruyorum. Vatandaşa anlatıyorum. Vatandaş karar verir ve takdir edecekse eder. Benim amacım vatandaşa şikâyet etmeden çözüm üretmek. Kısacası başarılı olmaktır. Bu konuda da amacım asla birileriyle polemiğe girmek veya siyaset yapmak değildir. Mahalleme hizmet etmek sorunları çözmektir.



Tepecik Mahallesi Muhtarı Mehmet Çetin ile yaptığımız röportajın devamını ilerleyen günlerde www.boluobjektif.com üzerinden okuyabilirsiniz… Bizi takip etmeye devam edin…