

Millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına İzzet Baysal'ı anarak başladı. Kılıçdaroğlu konuşmasına şu şekilde devam etti; “Herkesin kimliğine, inancına, yaşam tarzına saygı duyacağım. 86 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Ayrımcılık bizim kitabımızda yoktur. Herkesi kucaklayacağız. Bu ülkeye adaleti getireceğiz. Bir kadın açsa, şiddete uğruyorsa, bir yerde işsizlik varsa adaletsizlik var demektir. Devletin dini adalettir. Hep birlikte adaleti de devletimizi de saygın kılmak için çalışacağız. Birileri yer birileri bakarsa, birileri kendi saraylarında güller gibi geçinirken bizim evlatlarımız işsiz, nerede iş bulurum arayışına girdiyse sorunumuz var demektir. Bu sorunu beraber çözeceğiz. Taşla sopayla değil sandıkla kazanacağız diyor bir arkadaşımız. O korkakların işidir. Namuslu, yiğit insanlar bunu yapmazlar. Süleyman Şah türbesindeki bayrağımızı kim indirdi, topraklarımızdan kim kaçırdı? Siz kim, milliyetçilik kim! Bay Kemal Süleyman Şah türbesini kendi topraklarına getirecek. Bize kalkmışlar milliyetçilik edebiyatı yapıyorlar, siz kim, milliyetçilik kim! Ülkeyi, insanı sevmektir, halkın karnını doyurmaktır milliyetçilik. Kamplaşma değildir. Milliyetçilik ekonomiyi büyütmektir. Trump tehdit ediyor senin mal varlığını alırım diyor. Bay Kemal olsa araştırmasan namertsin derdi. Beraber yaşamamız, kutuplaşmaya son vermemiz lazım. Biz dünyayla rekabet edeceğiz. Birilerinin kapısına gidip para dilenmeyeceğiz. Bayramlarda emekli bayrama gittiğinde banka hesabında 15 bin lirayı görecek. Öğretmenler unutma diyor; öğretmenler unutulur mu? Köy okullarını kapattılar biliyorum, açacağız. 100 bin öğretmen ataması yapacağız. Öğretmenler için özel bir kanun çıkacak.
"Komşularımız ile barış ve huzur içinde yaşayacağız"
"Özgürlüğün bütün kapılarını açacağım size" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Kadınlar ve gençler bu ülkeye demokrasi ve bereketi getirecek. Mutfaklarda yangın var, sarayda yok. Hiç meraklanmayın, benim saraylarda oturmak gibi bir düşüncem olmadı ve olmayacak. Eğer bir yere gitmem gerekiyorsa evime gideceğim, mütevazi bir evim var mutfağımı hepiniz biliyorsunuz. Herkesin evinin mutfağının bereketli olmasını isterim. Saraya değil, Mustafa Kemal Atatürk'ün mütevazi köşküne gideceğim. Gençler size bir sözüm daha var; sınıra giden askerlik yapanlar orada tabela görürler 'Hudut namustur' derler. 'Huduttan Türkiye’ye kimse elini kolunu sallayarak gelemez' demektir bu. Şimdi size bir sözüm var, 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimizi 2 yıl içerisinde o huduttan Suriye’ye uğurlayacağız. Sadece Suriyeliler değil, Afganları da göndereceğiz. Hiç endişe etmeyin biz önce halkımızı, milletimizi düşünürüz. Dolayısıyla dış politikamızı 180 derece değiştirip barış eksenli yapacağız. Barış içinde hareket edeceğiz. Komşularımız ile barış ve huzur içinde yaşayacağız" diye konuştu.
"Bay Kemal eşittir adalet, hak ve hukuk. Bunu bileceksiniz"
Kılıçdaroğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
"Benim cumhurbaşkanı olmamı iki kesim istemiyor. Bir 5’li çeteler. Sandığa gidin oy kullanın, iradenizi orada kullanın. Milleti mahvettiniz siz bıktık gerçekten. Gençler hiç endişe etmeyin siz göndereceksiniz. Benim umudumuz sizsiniz, beraber yol arkadaşlığı yapacağız. Türkiye’de herkesin huzur içerisinde yaşamasını sağlayacağız. Ordu ve Giresun’da söz verdim; Bay Kemal'in iktidarında göreceksiniz fındığın kilosu 4 dolar karşılığı Türk lirası olacak. 'Parayı nereden bulacaksın?' diyorlar. Sen parayı 5’li çetelere veriyorsun ben vatandaşa vereceğim. Ayrıca 5’li çetelerden yurt dışına kaçırdıkları paraların tamamını getireceğim, bu millete vereceğim. Huzur içinde, bayram havası içinde sandığa gidin hakkınız teslim edecek kişiye oyunuzu verin. Hiçbir emeği sömürtmeyeceğiz. Hak, hukuk ve adalet yazıyorsunuz; haksızlığa uğrayanları biliyorum. Mağdur edilen binlerce insan var. Herkesin hakkını teslim edeceğim. Ankara-İstanbul yolunu 450 kilometre adalet için yürüdüm. Burada da geceledim dolayısıyla kim haksızlığa uğrarsa oy versin veya vermesin. Adalet için ben onun yanındayım. Haksızlık karşısında susmayacağız. Kim haksızlığa uğrarsa adalet için ben onun yanındayım. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bay Kemal eşittir adalet, hak ve hukuk. Bunu bileceksiniz. İki kırmızı çizgimiz var vatan ve bayrağımız. Sandığa giderken mutlaka ama mutlaka komşunuzu, yakınınızı almayı unutmayın. Beraber gidin sandığa. Sandıkta oy kullanırken elinizi vicdanınıza koyun, öyle oy kullanın. Oy kullanmayın devleti soyanlardan yana. Kul hakkı yemem ve yedirmem herkes bilsin. Ben bunu söylüyorum da onlar diyemiyorlar. Bunu sadece Bay Kemal söylüyor, Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı söylüyor. 5’li çeteler beni istemeyenler birde uyuşturucu var. Sözüm söz, uyuşturucu baronlarının kökünü bu topraklardan keseceğim"
Ekrem İmamoğlu ; ‘15 Mayıs’tan sonra onlardan hesap sorulacak. Bu millet rahat edecek’
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “En sevdiğim coğrafyalardan birine geldim. İstanbul'dan Karadeniz'e giderken Karadeniz'den İstanbul'a giderken yeşilin her tonunu gördüğüm bu coğrafya beni çok etkilemiştir. Sanki Bolu Dağları'nda Köroğlu'nu görecekmişim gibi hayaller kurduğumu hatırlıyorum. Şimdi bu meydanda Bolu Beyi değil zalimliğin değil direnişin yani Köroğlu'nun torunlarını görüyorum. Köroğlu iyiliği, özgürlüğü talep etmektir. Dün Konya'daydım söz verdim. Mevlana'nın şehrinden gittiğim her yere selam götüreceğim dedim; size de Konya'dan selam getirdim. Sevgili dostlar haksızlıklar, hukuksuzluklar yapılabilir, eksiklikler, yanlışlar olabilir. Ama bir devletin yönetici kadrosu başındaki insan ya da bu işin yetkilileri yanışı övüyor ise yanlışı o kötülüğü güçlendiriyor ise Allah bu memleketin her insanını korusun. Bunlar kötülüğe razı. Yeter ki bir oy alsınlar. Bir oy için her şeyi yaparlar. Bu akıl bizi partizan devlet şekline büründürdü. Parti her şey partinin başındaki her şey. Biz de ne diyoruz? Millet her şey; her şey çok güzel olacak diyoruz. Pandoranın kutusunu her gün birisi açıyor. Her akşam başka birisinin yaşadıklarını dinliyoruz. Hani bir bakan istifa etmişti ve Maliye Bakanı bir tweet atmıştı; 'At izi it izine karıştı. Sonumuz hayır olsun' diye... Ne demek istediğini o zaman belki çoğumuz kavrayamamıştık. Ama bugün ayan beyan ortaya çıkıyor. Bir an önce onlardan kurtulmamız lazım. Adıyamanlı bir kardeşimin yazdığı gibi biz hala enkazdayız.
Devleti o hale getirdiniz ki bir kişinin talimatını bekleyip 48 saat müdahale yapılmasını engellediniz.Bunlar belki ilk dönemde güzel işler yaptılar ama sonrasında etrafındaki insanlar dağıldı gitti. Etrafındaki aklı başındaki güzel insanlar, kendi bakanları bile olanlarla çalışmayı reddediyor. Takip ediyorsunuz, bu kadar kötüler. Biz yeni bir dönem başlatacağız. Öyle güzel bir dönem yaşatacağız ki size, 'Allah'ım, Kemal Kılıçdaroğlu bizi nasıl bir kâbustan uyandırmış, Allah razı olsun' diyeceksiniz. Edison'un bile ampulü icat etmesinden pişman olduğunu biliyorum kardeş. Onu da biliyorum. 150-200 kişinin provokasyonu bir şehri lekeyemez. Erzurumun güzel insanlarının üzerine toz zehresi bile konmaz. Ama bu işi yaptıranlar er geç ortaya çıkacak Bu işi yaparken oradaki güvenlik güçlerini seyrettiren akıl müdüründen valisine bakanına varıncaya kadar er geç ortaya çıkacak. 15 Mayıs’tan sonra onlardan hesap sorulacak. Bu millet rahat edecek.




