120x600

Alemdar inşaat

03-08-2022 BOLU

Mehmet Çetin muhtarlığın nasıl yapılacağını tüm Bolu’ya gösteriyor…

Tepecik Mahallesi Muhtarı Mehmet Çetin göreve başladığı andan itibaren gösterdiği performansla dikkat çekiyor. Yaptığı çalışmalarla adından övgüyle bahsettiren Mehmet Çetin, Tepecik Mahallesindeki büyük değişimi Bolu Objektif haber sitesine anlattı.

Mehmet Çetin muhtarlığın nasıl yapılacağını tüm Bolu’ya gösteriyor…
Bİ tur

Mehmet Bey,  2019 yılında aday olduğunuz seçimleri net bir biçimde kazanarak Tepecik Mahallesi muhtarı oldunuz.  Bastırdığınız broşürleri çok iyi hatırlıyoruz. Burada çeşitli vaatleriniz vardı. Aradan geçen 3,5 yıllık zaman dilimi içersinde söz konusu vaatlerinizden yerine getirdiklerinizi bize söyleyebilir misiniz?

 

2019 yılında hem Cenab-ı Allah’ın takdiri ve mahallemizdeki komşularımızın da teveccühüyle muhtar seçildik. 11 aday yarıştık. Tüm adaylar daha öncede beraber oturduğum ve çayını içtiğim değerli arkadaşlarımdı. Doğal olarak seçimin bir tane galibi oluyor. Cenab-ı Allah’ın takdiriyle de bu bize nasip oldu.  Yarıştığım tüm aday arkadaşlarıma da sizin kanalınızla teşekkür ediyorum.  Gerçekten de güzel bir seçim dönemi geçirdik. 1 Nisan 2019 tarihi ile yeni bir döneme başlamış olduk.  Hemen çalışmaya başladık. O dönemde daha muhtarlığımın ilk günlerinde maalesef babamı kaybettim. Böyle bir acı olayımız oldu. Dolayısıyla 2019 yılı; belediyenin el değiştirmesi ve Sayın Tanju Özcan’ın seçimi kazanmasıyla birlikte bir toparlanma, bir tanıma ve acemilik dönemini atma oldu. 2020 yılı Mart ayında ise bir pandemi dönemi başladı. Pandemi sürecinin 2 yıl devam etmiş olması bizi gerçekten hem yordu hem üzdü. Birçok vatandaşımızı ve komşumuzu kaybettik. Kendilerine bir kez daha rahmet diliyorum. Şu anda pandemi dönemini atlattık sayılır. İnşallah en kısa sürede bu beladan kurtulmuş oluruz diye ümit ediyorum. Pandemi ile birlikte hiç boş durmamaya çalıştık. Maske çok büyük bir sıkıntıydı. Maske ile ilgili şahsım olarak özellikle maske imalatı yapma noktasında çalışma başlattım. Maskenin serbest olmasıyla beraber bu çalışmadan vazgeçtik. Bolu Belediyesinden, Bakan yardımcımız Sayın Fatih Metin Bey’den, Ak Parti’den, Kızılay’dan temin etmiş olduğumuz maskelerle mahallemizdeki bütün vatandaşlarımızın ilk etaptaki maske ihtiyaçlarını karşıladık. Bu süreçte pandemi nedeniyle karantina altında olan ailelerin dışarı çıkmaması için özellikle sosyal destek vefa gruplarıyla beraber tüm mahallemizi tek tek ziyaret ettik. İhtiyaçları olanların ihtiyaçlarını karşıladık. Market alışverişlerini yaptık. Eczaneden ilaçlarını aldık. Faturalarını ödedik, maaşlarını çekmesinde yardım olduk. Hatta “Siz dışarı çıkmayın çöplerinizi de biz alırız” dedik. Telefonumuz gerçekten de hiç susmadı. Mahallemde görev yapan din görevlileri, mahallemde oturup öğretmenlik yapan arkadaşlarım ve aza arkadaşlarım ile bu işi organize ettik ve pandemi sürecini en az hasarla ve en az mağduriyetle atlatmaya çalıştık.

 

 

Pandemi dönemi sonrasındaki çalışmalarınızda neler yaptınız?

 

Bizim mahallemizde öncelikli olarak en büyük sorununuz trafikti. Bolu- Bilecik yolu olarak adlandırdığımız, Mudurnu-Göynük istikametindeki bu yol kentin Batı girişini oluşturuyor. Dolayısıyla yolun düzgün olması nedeniyle de trafik burada çok hızlı akıyor. Defalarca kez anlatmama rağmen, kurumları tek tek ziyaret ettiğim halde sonuçlandıramadığım bir EDS’miz var. Doğancı ile Seyit Mahallesi arasına EDS konulmuş. Sağında ve solunda sadece yurt var ve önünde üst geçit var. Hiçbir vatandaşın can güvenliğini sağlayamayan bu EDS ne hikmet ki tam okulların başladığı yerde bitiyor. Ve EDS’den kurtulan özellikle tavuk kamyonları, özellikle yem kamyonları, tırlar aşırı hızlı bir şekilde mahallemden 4 tane okulun önünden çok hızlı bir şekilde geçiyorlar. Dolayısıyla benim ilk işimin bu olması gerekiyordu. Emniyetle, Valilikle, Belediye ve Karayolları ile görüştük. Hatta Ulaştırma bakanı Adil Karaismailoğlu Bolu’ya geldiğinde bizzat bakanı yakaladım buradaki sorunu anlatmak istedim. O dönemki Sayın Valimiz ; “ Muhtarım meseleyi biliyorum. Burayı ben çözeceğim. Sayın Bakanımız bize bu konuda destek olacaktır. Ben bu meseleyi çözeceğim” dedi. Bizde Sayın valimizi ziyarete gittik. Karayollarına gönderdi. Karayolları; “Ben, bu işi çözerim, belediye bana müracaat etsin” şeklinde görüş bildirdi. Ne hikmetse emniyet müdürümüzü de ikna etmemize rağmen EDS’nin orada bitmiş olması, okulların önündeki hızın yavaşlamasını engelleyemiyor. Daha da artırıyor. Kuran kursunun önündeki kavşakta da çok fazla kaza oluyordu. Dolayısıyla buradaki hızı azaltmak ve kazaları engellemek için ya dönel kavşak yapılması ya da trafik ışıklarının konulması gerekiyordu.  Biz ışık yönünde görüş beyan ettik. İl trafik komisyonunun kapatma kararına rağmen Vali Bey ve Emniyet müdürü ile bizzat görüşerek ve desteklerini alarak oradaki kapatma kararını iptal ettirip trafik ışığı kararını Aralık 2019 tarihinde il trafik komisyonundan çıkarttırdım. Lakin 2,5 yıl bu kararı Bolu Belediyesi uygulamadı. Nedenini ise burada dönel kavşak yapmanın daha uygun olacağı yönünde açıkladılar. “ Ben de katılıyorum Başkanım, trafik ışıkları kararını çıkarttırdım ama siz dönel kavşak olsun diyorsanız ben de buna uyarım” dedim. Şu ana kadar dönel kavşak çalışmasına henüz başlayamadık nedeni ise köşe başındaki evin yolda kalması. Dolayısıyla kavşak sığmıyor. Bu kavşağın yapılması için evin yıkılması gerekiyor. Aile ile defalarca kez başkan beyi görüştürdüm. Yüzlerce kez ikna için aileyi ziyaret ettim. Aileyi ikna ettik ama belediyenin enkaz bedeli olarak verdiği rakam çok düşük bulundu. O yüzden aile kabul etmedi. Şu anda yargıdalar. Yargı bu konuda karar verecek.  % 99 oranında ev yıkılacak. Böyle bir ortamda beklemek yerine bir çözüm üretmeye çalıştım ve mahallemden oluşturduğum bir komisyonla belediye başkanımız Sayın Tanju Özcan’ı ziyaret ettik. Ama Sayın başkanımızı ikna edemedik. Burayla ilgili olarak bir belediye meclis üyesi ile bir tartışma yaşadım. O tartışmadan sonra ne hikmetse başkan bey ikna oldu ve benim Aralık 2019 yılında çıkarttırmış olduğum trafik ışığı kararı geçici olarak uygulandı.  Şu anda uygulamanın başladığı günden bu yana sadece 1 kez kaza oldu. O da kırmızı ışık ihlali yaptığı için. Haftada en az 6-7 kaza olurken 2 ayda sadece 1 kaza oldu. Bu da bizim ne kadar haklı olduğumuzu ve talebimizin ne kadar isabetli olduğunu da ortaya koymuş oldu. Dolayısıyla öncelikli olarak Sayın Valimize, Karayolları şube müdürüme, emniyet müdürüme ve Bolu Belediye Başkanımız Sayın Tanju Özcan’a mahallemdeki kazaların engellenmesine katkıda bulundukları için çok teşekkür ediyorum. Lakin hızı halen çözebilmiş değiliz. Bununla ilgili bir dönel kavşak talebim oldu. Ölçümleri yapıldı. Şu anda çizimleri yapılıyor. Okul bahçesinin duvarını almamız gerekiyor. İnşallah en kısa sürede burayı da çözersek mahallemiz için en büyük sorun olan trafik ve trafikteki hız sorununu çözmüş olacağız. Bunun yanında Ahmet Baysal Bulvarı üzerinde ve Karaca Sokakta, Tarım Kredi Kooperatifinin yanında bulunan kavşaklarda yaşanan kazalar nedeniyle Belediye, ilgili birimler ve yönetime ısrarla yaptığımız kavşak talebi sonucunda dönel kavşak yapıldı. 2 yıldır bu kavşaklarda kaza yaşanmadı. Böylelikle bu bölgedeki trafik kazaları engellenmiş oldu.

 

 

“Mahalle sakinlerimizin yoldan sonra en çok talep ettikleri konu sağlık ocağıdır”

 

Bizim mahallemizin sağlık ocağı yok. Komşularımızın yoldan sonra en çok talep ettikleri konu sağlık ocağıdır. Sağlık Ocağı ile ilgili olarak Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz döneminde 18.madde uygulanmış ve 3800 metrekarelik bir sağlık ocağı yeri ayrılmıştı lakin buradaki 18.madde uygulamasına itiraz olduğu için yeni bir çalışmayla bu alan kayboldu. Dolayısıyla biz bunu tarım kredinin olduğu yere yapalım diye düşündük. Hemen muhtarlığın Batı tarafında 150 metre yanında ve mahallenin tam ortasında diyebileceğimiz bir alanda tarım kredinin bir binası var. Mülkiyeti tarım krediye ait. Arsası onlara ait ama daha önceki dönemde Bolu Belediyesi bir çalışma yapmış ve şu anda tarım kredinin olduğu yeri parka çevirmiş. Tamamen parkın üzerinde oturuyorlar. Dolayısıyla hemen bir çalışma başlattım. Bu konuyla ilgili olarak şöyle bir dip not paylaşayım;  Adaylık döneminde çevre ve şehircilik bakanı Sayın Murat Kurum Sayın Fatih Metin’e destek için geldiğinde mahallemizde de bir toplantı yaptı. Bu toplantıya bizzat bende katıldım. Bu konudaki sıkıntıyı bizzat anlattım. Buradaki sıkıntı şudur; Akşamları gelen şoförler araçlarını boşaltamadığı için sabahı bekliyorlar ve gece tuvalet ihtiyaçlarını yan taraftaki boş arsaya ya da araçların sağına soluna yapıyorlar. Aileler oradan geçemiyor ve balkonlara kimse çıkamıyor. Diğer sorun yine çocuklarımızın okul güzergâhında bulunması. Çocuklar traktörlerin, tırların ve kamyonların arasından okula gitmek zorunda kaldığı için bir çocuğumuzun canı yanabilir. Bu durumu özellikle bakan beye belirttik. Bakan beyde “kaldırın” talimatı verdi. Seçimleri Fatih Metin’in kazanamaması üzerine bu çalışma yarım kalmış olacaktı. Ben bunu kendime görev addettim.  Öncelikle Bolu Belediyesini ikna ettim. Buraya hangi gerekçelerle sağlık ocağı yapılması gerektiğini anlattım. Bolu Belediyesi “tamam” dedi. Ardından Vali beye meseleyi arz ettim. Vali bey tarım il müdürüne konuyu iletti.  Tarım müdürlüğü yetkilileri -bizim yerimiz yok, bize yer bulabilirseniz gideriz- dediler. Bunun üzerine yeri bulduk. Bolu belediyesi ile anlaştık.  Tarım kredi müdürümüzün de talep etmiş olduğu -Doğancı köyü ile Seyit köyü arasındaki o ince köprü dediğimiz noktada tam patates fabrikasının arkasında 8500 metrekarelik bir alanı kendilerine verelim- diye anlaştık. Buraya toprak koruma kurulundan bir karar gerekiyor. Bu kararında alınması için öncelikli olarak Bolu Belediyesi, Bolu Valiliği, Tarım il müdürlüğü ve Ziraat odası başkanlığı olmak üzere komisyon tarafından alınan en zor kararlardan birisi yani tarım arazisinin imara açılması. Kamu yararı kararı gerekiyor. Komşularımdan bazılarının “muhtar, bu işe senin gücün yetmez” demelerine rağmen herkesi ikna etmem sayesinde toprak koruma kurulundan bu karar çıktı ama madde şu şekildeymiş; “ Toprak koruma kurulu tarafından alınan kararlarda son sözü bakanlık söyler” Çünkü burada rant olabilir, art niyet olabilir. Dolayısıyla bunu bakanlığın onaylaması gerekiyor.  26 Ağustos 2021 tarihinden beri yazı çevre ve şehircilik bakanlığı yerel yönetimler genel müdürünün masasında bekliyor. Özel kalemini aradım, dediler ki; -siyasiler bizi ararlarsa yani Bolu milletvekili, Ak Parti Bolu il başkanı ya da bakan yardımcısı Fatih Metin bizi ararsa biz bu evrakı imzalarız çünkü burada belediyenin ya da valiliğin bir rantı olabilir. Dolayısıyla, Bolu’nun ileri gelenlerinden birisi bizi arayacak ve burada sorun yok! diyecek -  “Onaylar mısın? diyecek, bizde onaylarız” dediler…  Bunun üzerine Ak Parti Bolu il başkanı Sayın Suat Güner’i ziyaret ettim, Bolu Milletvekilimiz Sayın Arzu Aydın hanıma durumu anlattım ve “sözde” ikna ettim. Burada özellikle “sözde” diye ikna ettiğimi belirtiyorum. Sayın Fatih Metin ile görüştüm ve Sayın Metin; “31 Aralık 2021 tarihi itibariyle yazı elimde, gelmezse haberim olsun” diyerek özellikle bize söz verdi ama benim yazım halen gelmedi. Hala onaylanmadı. İktidar partisinin üst kademe yöneticilerinin tamamına bu meseleyi anlatmama rağmen benim yazım halen gelmedi. Eğer benim yazım onaylatılırsa yani iktidar partisi mahalleme destek olup tarım kredinin taşınmasıyla ilgili - kamu yararı olduğu yönünde- karar aldırırsa benim mahalleme en büyük hizmeti yapmış olacak. Bolu belediyesi ve muhtarlık olarak buraya bir sağlık ocağı, üzerine bir sosyal tesis yapılacak. Sağlık il müdürümüzle de bizzat görüştüm. Bana “ Siz binanızı yapın. Aile hekiminin tahsisi için bizzat elimden gelen her türlü gayreti göstereceğim” diyerek söz verdiler. Dolayısıyla her şey hazır, sadece imzaya bakıyoruz. Hemen hemen 10 aydan beri de imzalatılamadı. Bolu Milletvekilimiz Sayın Arzu Hanım’ı ikna etmemiz gerektiği söylendi ama Arzu hanımı bir türlü bu konu da ikna edemedik. Bu konuda bir bekleyiş içersindeyim.

 

 

“Şu anda pazaryeri ile ilgili tüm çalışmalar bitti”

 

Bir temel konu, pazaryeri. Bu konuda bir sorunumuz vardı. Mahallemizin bir Pazaryeri mevcut değildi. Seçimden hemen sonra ilk başladığım yerlerden biriydi. Bolu Belediyesi ile görüşmeler yapıldı. Sonuçta benim ilk olarak önerdiğim noktaya pazaryeri yapım kararı çıktı. Tanju Özcan başkanlığında, Feridun Yılmaz başkanımızın katıldığı, Belediye meclis üyesi Ergün Temel’in bulunduğu, Sümer Mahallesi muhtarı Mehmet Şentürk ve benim de yer aldığım 5’li bir toplantı yapıldı. Pazaryerinin Sümer ve Tepecik Mahallesinin tam ortasında kalan, Şehit Metin Uyanık sokağının yakınındaki parkın içine yapılması kararı çıktı. Pazaryeri yapıldı ama çocuk bahçesi içersinde olduğu için yasal mevzuatı aşamadığımızdan dolayı şu anda pazaryeri açılamadı. En son çevre düzenlemesi ve bununla ilgili çalışmalar konusunda bizzat belediye başkan yardımcısı Gülden hanımla görüşerek buradaki çalışmaları tamamladık. Şu anda pazaryeri ile ilgili tüm çalışmalar bitti. Tamamen yasal mevzuatın tamamlanmasını bekliyoruz. Yasal mevzuatın tamamlandığı andan itibaren pazaryeri açılacak. Burada şöyle bir algı oluşturuldu;  “Geçen sene Eylül ayında bina bitti. Ekim ayında açılışını yapmayı planlıyorduk. Ekim ayından beri açılışı yapılmayınca – acaba pazarcılar mı gelmek istemiyor?- diye söylentiler oluştu…” Bu konuda bana çok soru geliyor…  “Cumartesi pazarını niye buraya taşımıyorsun? “diye… “Evet, Cumartesi pazarı buraya taşınacak”. Bu kadar açık ve net konuşuyorum ama pazaryerinin taşınması için yasal mevzuat ile ilgili çalışmalar devam ediyor. En son Belediye Başkan Yardımcımız Asuman Şentürk Tekin hanımla bu konuyu görüştüm. Yasal mevzuat konusunda çalışma başlatıldığını bana ilettiler. Zabıta müdürümüz ile pazarcılar konusunda görüşme yaptım. Pazarcıların bu mahalledeki pazara gelmek istememeleri ile ilgili olan taleplerini de duydum. Bu pazaryeri Cumartesi pazarının taşınması için yapıldı. Dolayısıyla Pazar en kısa sürede buraya gelecek. Pazarcılarımızda gelecek. Ben inanıyorum ki; Sümer Mahallesinden daha kalabalık olacak, vatandaşımız daha rahat alışverişini yapacak. Çünkü burada trafik sorunu olmayacak. Pazaryerinin etrafı yani her tarafı da yol… Yani park sorunu olmayan belki de tek pazaryeri burası olabilir. Bu kadar iddialı konuşuyorum.  Seyit mahallesini de dâhil edersek bence 3 mahalle içinde güzel bir pazaryeri oldu. Ben, burada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah en kısa sürede de burayı açacağız.  

 

 

Bu 3 temel konu haricinde son 3,5 yılda yaptıklarınızı ana hatlarıyla kısaca anlatır mısınız?

 

2019 yılında göreve başladığımızda ilk etapta mahalle muhtarlığımızın çok kötü olduğunu gördüm. İçerisi gerçekten de bir devlet kurumuna uygun değildi. İlk olarak muhtarlığın tadilatını gerçekleştirerek köy konağı tarzında olmasını sağladık. Gelen vatandaşlarımızdan da çok olumlu tepkiler aldık. Şu anda da bir devlet kurumuna, bir muhtarlığa ve bir köy konağına yakışır bir şekilde hizmet vermeye devam ediyor. Bunun yanında altyapıyla ilgili çok büyük sorunlarımız vardı. Bolu’da nüfus artışının en çok yaşandığı mahallelerin başında Tepecik Mahallesi geliyor. Artık şehir, üniversite tarafına doğru yani Batıya kayıyor. Ciddi anlamda bir yapılaşma var. Dolayısıyla altyapı sorunları hiç bitmiyor. Her gün yeni sorunlar çıkıyor. Göreve geldiğim zaman birçok sitenin bodrum katlarını suların bastığını söylemişlerdi. Ciddi anlamda bu konuda talep geldi. Biz bu lokal noktalarda sokak sokak, bölge bölge hatta site site analizini yaptık ve o noktalara Bolu Belediyesi ile beraber müdahale ederek söz konusu su baskınlarını engelledik. Mahallemizin, kanalizasyon yapısı şu andaki nüfus yoğunluğunu kaldıracak düzeyde olmadığı için koku yapan bölgelerimiz vardı hatta lağım kokusundan giremediğimiz alanlar vardı. Bu sorunu da yaptığımız lokal çalışmalarla çözdük. Şu anda ciddi bir kanalizasyon problemimiz kalmadı. Yine mahallemizde doğalgaz vardı ama bazı sokaklarda imardan kaynaklanan hatalardan ve çıkmaz sokak olması nedeniyle imarda ya da mevzuatta yapılması gereken değişiklikler yapılmadığı için doğalgaz olmayan sokaklar vardı. Biz bu noktada özellikle üzerine gittik ve şu anda doğalgazı olmayan hiçbir sokağımız kalmadı. Bu konuda yine Aksa’ya, Bolu Belediyesine ve bu projede çalışan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Okul bahçemizde bir çeşme vardı ve çok atıl durumdaydı. Yine bunun tamiratını yaptırdık. Yine bunun yanında mahallemizde kötü durumda olan çeşmelerin tamiratları yapıldı. Mahallemizde ihtiyaç sahibi aileler noktasında yani sosyal yardımlaşma anlamında önemli çalışmalar gerçekleştirdik.– Komşusu açken tok yatan bizden değildir- hadisinden de esinlenerek bu konuda önemli çalışmalar başlattık. Engelli bir kardeşimizin tedavisini üstlendik, eşyası olmayan ailelerimizin eşyalarını temin ettik. Kömürü ve yakacağı olmayan ihtiyaç sahibi her ailenin yakacak ihtiyacını özellikle karşıladık. Dolayısıyla sosyal yardımlaşma noktasında gerçekten de ihtiyacı olup ta muhtarlığımızdan destek almayan kişi yok gibidir. Çünkü ince eleyip sıkı dokuyorum.  Önce vicdanen rahat etmem gerekiyor. Takıldığım yerde sosyal yardımlaşmadan ailenin araştırılmasıyla ilgili destek istiyorum.  Bunun yanında Bolu Belediyesi ve Kızılay ile birebir çalışıyoruz. 2 sefer mahallemde Kızılay ile beraber yardım çadırı kurduk. İlk etapta 154 aileye On Binin üzerinde kıyafet dağıtımı yaptık. Aslında bu bir rekordur. 154 ailenin tamamı bizim mahallemizden değildi.  Diğer mahalledeki ihtiyaç sahipleri de geldi. Dolayısıyla onlara da burada bir katkı sunmuş olduk. 2.sefer kurduğumuzda ise burada 50’ye yakın ailemizi bizzat giydirdik. Bizlerde bunun karşılığında Kızılay’a teşekkür etmek için Koç ilköğretim okulu ile beraber bir kan bağışı kampanyası düzenledik. Sümer Mahallesi olarak 50 üniteye yakın kan bağışında bulunduk. Kızılay’a, bizlere vermiş oldukları destek için böyle güzel bir çalışma yaparak anlamlı bir jest yapmış olduk. Mahallelerde altyapı çalışmaları tamamlanıyor ama taşlar bozulabiliyor. Bu anlamda ilimizde ilk taş döşenen mahallelerden birisi Tepecik mahallesidir. Şu anda mahallemde tamiratı yapılmayan hemen hemen hiçbir sokak kalmadı.  Şu an taş ya da asfalt olmayan tek bir sokağım var. Yasal mevzuata takılıp kaldığı için gerçekleştiremedik ama bu yaz döneminde de o sokak ve etrafındaki çalışmalar tamamlanacak. Yani yol, altyapı, doğalgaz ve sosyal yardımlaşma gibi konuları yaptığımız çalışmalarla başarıyla götürüyoruz.  Herhangi bir sorun kalmadan da 2022 yılını bitiririz diye düşünüyorum. 

 

 

Görev sürenizin bitmesine yaklaşık 1,5 yıl kaldı. Bu süreçte yapmayı planladığınız başka icraatlar var mı?

 

3 yıldan beri çok çalışmamıza rağmen başaramadığımız bir tarım kredinin taşınması meselesi var. Seçimlerden önce mutlaka ve mutlaka buranın kaldırılması için tüm gayretimizle mücadele edeceğiz. İnanıyorum ki kaldıracağız. Sonrasında buraya bir sağlık ocağı planlıyoruz. Yanına ya da üstüne kurulacak bir sosyal tesis ile vatandaşlarımızın sosyal aktivitelerini gerçekleştireceği bir mekân olmasını ve gelenlerin burada oturarak çaylarını içebileceği ve sohbet edebileceği güzel bir çay bahçesi olmasını planlıyoruz.  Bolu Belediye Başkanımız Tanju Bey’e bunu ilettiğimde bizim bu talebimizin doğru olduğunu ve bu konu da bizzat destek vereceğini söyledi. Dolayısıyla buradaki tarım kredinin taşınmasıyla ilgili sorun çözüldüğünde en kısa sürede bu da tamamlanacak. Benim yapmak istediğim diğer bir konu da taziye çadırıydı. Özellikle pandemiden sonra insanların birbirine gitmekte zorlandığı hatta düğünlere bile giderken tedirgin olduğu, cenazelere giderken sosyal mesafeyi korudukları bir dönemi yaşadığımızı görüyorum. Dolayısıyla bu yıl içersinde taziye çadırını yetiştirmeyi ümit ediyorum.  Mahallemizin batı kısmında bulunan mahallelerde hiçbir alanda park yok. Şu an ciddi anlamda mücadele ediyorum. O bölgede 18.madde uygulaması yapılırken park yeri de ayrılmamış. Şu anda Bolu Belediyesi ile görüşüyorum. Özellikle buraya bir park yeri planlaması yapmaya çalışıyoruz. Burada yine mahallemizin batı kısmında yapımı devam eden bir çevre yolu çalışması var. Çevre yolunun yanında bir yeşil alan oluşturmayı planlıyoruz. Yine Bolu Belediyesi ile bunu görüştük. Çevre yolu buraya geldiğinde mahallede bitiyor. Mudurnu istikametine giden araçlar batıya doğru devam edecek ama şehir merkezine, Karacasu tarafına, Gölcük tarafına ve Seben tarafına gidecek olan araçlar mahallenin içinden geçecek. Ve biz mahallemizdeki trafik hızını tam anlamıyla çözememişken bir de bu trafik yoğunluğu mahalleye girdiğinde ciddi anlamda bir sıkıntı oluşturacak. Bununla ilgili de yine bir çalışma başlattık. Başkan yardımcımız Asuman Hanım ile görüşmelerimiz devam ediyor. Akşemseddin İmam Hatip ortaokulu, Vilayetler birliği hemen arkasında Kız Meslek ve Koç Ortaokulunun arka tarafından alternatif bir yol planlaması talebimiz oldu. Dolayısıyla çevre yolundan gelen araçlar mahalleye girmeden özellikle Karacasu istikametine gidecek olanlar okulların hemen arkasında oluşturulacak olan bir dönel kavşak sayesinde Hasan Tahsin bulvarına bağlanarak Süleymaniye yurdunun oradan Siteler Camine çıkacak biçimde Cumhuriyet Caddesindeki yoğunluğu azaltacak şekilde bir talebim oldu. Asuman Hanım, Başkan Bey’e bunu bizzat ilettiğinde uygun görüldüğünü bana ilettiler. Şu anda bununla ilgili planlamalar yapılıyor. İstimlâk çalışmaları sürüyor. Birkaç ay içinde belediye meclisinden geçecektir diye ümit ediyorum.  Meclisten geçtikten sonra gelecek yıl bu yolda yapılırsa mahallemizin içinden geçecek olan büyük araçlar mahallemize sokulmayacağı gibi çevre yolundan ya da alternatif güzergâhtan ilerlemesi de sağlanacaktır. Bu da hem trafik hem de mahallemiz açısından ciddi bir rahatlama getirecektir.  Yine bunun yanında alt tarafta güzel bir park yeri planlaması devam ediyor. Yine bu konuyu belediye ile görüştüğümüzde bununla ilgili tüm çalışmanın yol ile alakalı olduğu ve yol çalışmasının bitmesi gerektiği bize söylendi.  Yol çalışmasının bitmesinin ardından buraya park yapılacak. Bunun yanında kuzeyden güneye doğru gelen 27.caddenin sağında ve solunda yeni bir yapılanma var. Dolayısıyla burada altyapı ile ilgili problemler var. Yine bununla ilgili çalışmalar devam edecek. Ahmet Baysal Bulvarında geçmişte genişletilme çalışmaları yapılmış ama zamanında planlamalar hatalı yapıldığından dolayı yolun bir tarafı çift şerit, bir tarafı tek şerit biçiminde. Orta refüj tamamen asfaltın altında kalmış. Araçlar bizim yapmış olduğumuz kavşaklardan değil orta refüjün üzerinden geçiyorlar. 2020 yılında programa aldırmıştım. Pandemi süreci yüzünden bu işler aksadı. Şu anda Ahmet Baysal Bulvarında bir yol genişletilmesi, bir orta refüj çalışması ve kaldırım çalışması yapılacak. O yolun devamı olan Hattat Emin Barın’da çalışmalar başladı. İnşallah en son yaptığımız görüşmeler neticesinde o yol Ahmet Baysal Bulvarında - Üniversite yolu diye tabir ettiğimiz ve bizim mahallemiz içersinde kalan ve bulvar gibi olabilecek 25 metrelik bir yol- ile birleşecek. Dolayısıyla trafik ve altyapı ile ilgili bir sorun kalmayacak. İnşallah seçime  “sorunların tamamı çözülmüş ve sorunsuz bir şekilde gideriz” diye ümit ediyorum. Bunun için gayret ediyorum. Bunları Bolu Belediyesinin desteğiyle beraber netleştireceğimizi de ifade etmek istiyorum.

 

 

Son olarak  neler söylemek istersiniz?

 

Bir muhtar başarılı olmak istiyorsa ikili ilişkilerinin iyi olması gerekiyor. Siyasilerle olsun, belediye ile olsun, kurumlarla olsun ilişkilerinin hep iyi olması gerekiyor. Eğer bir muhtar başarılıysa mutlaka kurumların ve belediyenin desteğini yanında görmüştür. Muhtar başarısız olursa bilin ki; başarısızlığın sebebinin % 50’si muhtardan kaynaklanıyorsa geriye kalanı belediyenin o mahalleye gelip hizmet etmediğini dolayısıyla muhtarın belediye olmadan bir icraat yapamayacağını ve ortak çalışmaları gerektiğini gösterir. Yani bir muhtar başarısızsa belediyede başarısızdır, bir muhtar başarılıysa aynı ölçüde belediye sayesinde başarılıdır.  Bu durumu Belediye başkanımız Tanju Özcan Bey ile paylaştım. Benim şahsi görüşüm muhtarın başarısı belediye ile ortak çalışmasından geçer… Şuna inanıyorum ki; Muhtarın görevleri farklı, belediyenin görevleri farklı, belediye meclis üyelerinin görevleri farklıdır. Muhtar, mahallenin sorunlarını tespit eder, talep eder, belediye yönetimi ise belediye meclis üyeleri ile istişare eder. Mecliste görüşülür, ilgili birimlere talimat verilir ve yapılır. Muhtar, belediye meclis üyesinin görevini yapmaya kalkarsa ya da bir belediye meclis üyesi muhtarın yapması gereken bir konuya el atarsa yetki karmaşası çıkar ve orada sorunlar bitmez. Yıllarca siyaset yapmış biri olarak bu bilinçle görev yapmaya dikkat ediyorum. Kimsenin yetki sahasına girmeden, kimseyi kırmadan, kimseyle karşı karşıya gelip polemiğe girmeden çalışmaya özen gösteriyorum. 5 yılın sonunda -Muhtar, gerçekten başarılıydı ve gerçekten çalıştı- dedirtmek için mücadele ediyorum. Vatandaşımızın takdirinden ziyade,  Cenabı-ı Allah’ın “Ya kulum ben sana böyle bir görev verdiğimde, sen bunun ne kadarını yapabildin?” Bilinciyle haraket ediyorum. Çünkü hesap mahşerde… O yüzden tüm çalışmalarım bu yönde ilerliyor. Sosyal yardımlaşma noktasında da “ Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisine istinaden bir muhtar olarak vebalde olduğumu, vatandaşların yanında olmam gerektiğini, onların sorunlarına çözüm bulmam gerektiğini düşünerek hareket ediyorum. Dolayısıyla mahallemdeki ihtiyaç sahibi tüm ailelerin yanında olmaya gayret ediyorum. Bunun yanında sosyal yardımlaşma ile ilgili olarak yaptığımız çalışmalar doğrultusunda Merhamet Teşkilatı ile İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı temsilcileri beni aradılar;  “ Sizin bir muhtar olarak yaptığınız çalışmaları biz Türkiye geneli ve Dünyada yapıyoruz. Bizimle beraber çalışır mısınız? diye bir davette bulundular. 2 aylık bir takip sürecinden sonra kabul ettim. Şu an sadece kendi mahalleme değil, Bolu genelinde ilçelerde olmak üzere tamamından köylerde dâhil olmak üzere nereden ihbar gelirse gelsin tümünü değerlendirmeye çalışıyorum. Yine çalışmaya da devam edeceğim İnşallah. Lösemi hastası kardeşlerimizin tedavisinden tutun, kulakları duymayan kardeşlerimizin tedavisine, engelli kardeşimizin yürümesi için yapılan tedaviden, eşinden ayrılan 4 çocuklu bacımızın ev eşyasına kadar aklınıza gelebilecek her türlü sosyal çalışmada olmaya gayret edeceğim. “ Biz gerçekten ihtiyaç sahibiydik, muhtarıma gittik ama boş döndük” dedirtmeden.  İhtiyaç sahibi olduğundan emin olup, vicdanen rahat edebileceğim bir noktada ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak için çaba sarf ediyorum. Ben burada aracıyım. Bize güvenen, fitrenin, zekâtın ne şekilde değerlendirileceğini iyi bildiğimizi ve bu konuda hassas olduğumuzu düşünen dolayısıyla “ Benim vermiş olduğum yardımları muhtarımız kesinlikle doğru noktalara götürecektir” diyen herkesin sorumluluğunu üzerimde hissediyorum. Bu yardımların doğru yerlere gitmesi için mücadele veriyorum.  İnşallah benim dönemimde, benim mahallemde aç kalmadığı gibi gücümün yettiğince -öncelik kendi vatandaşımda olmak- kaydıyla ihtiyaç sahibi yabancı uyruklu mülteci de olmak üzere bizden yardım isteyen kimselerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle mahallemde bize güvenen, destek veren, rakiplerimize destek verse bile bizimle aynı havayı soluyan komşularıma hiç birini ayırmaksızın teşekkür ediyorum. Onlara saygılarımı ve selamlarımı iletiyorum. Onlara layık olmak için mücadele ettiğimi bilmelerini istiyorum. Engellemelere ve bizi zora sokmalarına rağmen yılmadan, usanmadan ve kimseyle de kavga etmeden ter dökmeye devam edeceğiz. Şöyle bir sloganımız vardı; “ Biz masada oturan değil, saha da terleyen bir muhtar olacağız” demiştik, İnşallah 5 yılın sonunda da bu sözümüzün arkasında durmuş bir şekilde görevi tamamlayıp yolumuza devam etmek istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Fazilet Tekman
Köşe Yazarları
Burç Yorumları