Çamkent

120x600

Alemdar inşaat

25-02-2019 GÜNDEM

Koçak 'Mısır’da yaşananlar dünyadaki safları netleştirmiştir'

Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak bugün yaptığı basın açıklamasıyla Mısır'da yaşanan idamlara tepki gösterdi.

Koçak 'Mısır’da yaşananlar dünyadaki safları netleştirmiştir'
dastini

Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mısır’da 16-17 Haziran 2012 yılında %51,73 oyla Cumhurbaşkanı seçilen Mursi hükümetine darbe yapan Sisi cuntası, meşru hükümeti savunmak için Rabia meydanında oturma eylemi yapan binlerce silahsız insanı katletmişti.  Emperyalist dünyanın ve işbirlikçi bazı Arap ülkelerinin desteğini alan Sisi, dünyanın kör vicdanından ve ümmetin sessizliğinden güç alarak gittikçe daha da Firavunlaşmakta, Firavun’un Hz. Musa’nın kavmine yaptıklarının bir benzerini binlerce yıl sonra Mısır’da masum Müslüman kitlelere yapmaktadır. Darbeci Sisi hükümeti, bugüne kadar göstermelik yargılamalarla idama mahkûm ettiği 165 masum kardeşimizi idam etti. Mısır zindanlarında her an idam edilmeyi bekleyen 600 kişi var. Üstelik ağır işkenceler eşliğinde ve çelik kafesler içinde savunma hakkı verilmeksizin yapılan yargılamalar devam ediyor, yargı tiyatrosu yeni idam kararları veriyor. Cunta yargısı daha geçen Eylül ayında aralarında Muhammed Biltaci’nin de bulunduğu 75 kişiyi daha idama mahkûm etti. İdam kararlarını tüm dünyanın gözleri önünde sessiz sedasız uygulayan Sisi cuntası, bu kadar öldürmeye rağmen kana doymuyor. Geçtiğimiz günlerde yaşları 23-30 arasında değişen 9 genç, cunta tarafından haksız yere idam edildi. Sisi cuntası, arkasına aldığı emperyalist ülkelerin doğrudan, insanlığın sessizliğinin dolaylı desteği ile her gün yeni idamlar gerçekleştiriyor, yeni barbarlıklara imza atıyor. BM’nin idamları durdurma çağrıları, boşlukta yankılanıp kalıyor . İdam edilenlerin “ah”ları arş-ı âlâya ulaşırken, ailelerin gözyaşları insanlığımızı boğuyor. Sisi destekçileri idamları görmezden geliyor, hattâ “terörle mücadele(!)” yalanıyla destekliyor. 

 

Bugün bütün İslam dünyası benzer bir saldırı altında. 

Bangladeş hükümeti Müslüman âlimleri ve önderleri idam ediyor; dünya sessiz.

 

Çin’de Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz idam ediliyor, bir milyon Doğu Türkistanlı kamplarda işkence görüyor; dünya yine sessiz.

 

Filistin’de her gün siviller, masumlar katlediliyor; dünya yine sessiz.

 

Arakan’da idamlar gerçekleşiyor, katliamlar yapılıyor, sürgünler yoluyla soykırım yapılıyor; dünya yine sessiz. 

 

Yemen’de masumlar katledilip, halk açlığın soğuk ellerine terk ediliyor; dünya yine dilsiz. 

 

Suriye’de her gün varil bombalarıyla, kimyasal bombalarla, işkence ve tecavüzlerle insanlık yok ediliyor; dünya yine sessiz.

 

İslam dünyasının neresine bakarsanız kan, savaş, katliam, idam… 

 

Mısır’da yaşananlar bir kez daha göstermiştir ki dünyada saflar nettir. Bir tarafta emperyalizm ve onların işbirlikçi kuklaları; diğer tarafta sömürülen ve ezilen kitlelerle onların sesi olma onurunu canlarıyla ödeyen vicdanlı insanlar. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük nutku çekenlerle İslam dünyasını kana bulayanlar aynı safta. 

 

Mazlum toplumların ve Müslümanların haklarını savunanlar ise dünyada yalnızlaştırılmaya, itibarsızlaştırılmaya, yok edilmeye çalışılıyor. Demokratik seçimlerle gelen ve halkın büyük kısmının desteğini alan liderlere kolaylıkla “diktatör” diyenler, cuntacı Sisi’yi başkentlerinde ağırlamak için birbirleriyle yarışıyor, onu demokrasi kahramanı ilan edebiliyorlar. Bu ikiyüzlülüğü saklama ihtiyacı bile duymuyorlar. 

Mazlum toplumların ve Müslüman ümmetin kendi göbeğini kendisinin kesmesinden başka çıkar yol yoktur. Ümmetin bir araya gelmesi ve Mazlumların dayanışması yeniden diriliş ve uyanışın ön şartıdır. Yeni bir dünya mümkün diyenlerin seslerini gürleştirmelerinden ve güçlerini birleştirmelerinden başka bir seçenek görünmemektedir. 

Kendisine “hakkı ve adaleti ayakta tutma” vazifesi yüklenmiş ümmetin bu sessizliği, bu kayıtsızlığı İslam dünyasına dişlerini geçirmek için bekleyenleri maalesef cesaretlendiriyor. 

O nedenle biz; onurun direnişte, izzetin hakkı haykırmakta, dirilişin zulme karşı mazlumu savunmakta ve kurtuluşun adaleti ayakta tutmakta olduğuna inanan Memur-Sen Ailesi olarak, bugüne kadar susmadık, susmayacağız. 

 

Dayanışma ruhuyla hareket etmekten vazgeçmeyeceğiz. Dayanışma çağrılarımızı bıkmadan, usanmadan sürdüreceğiz. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözünü şiar edinen bizler, şu ilâhî buyruğa iman etmişiz: 

"Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz." (Hud, 113) 

 

Bu vesileyle Memur-Sen olarak, Mısır’daki idamların durması için bütün onurlu kesimleri insanlık ortak paydasında buluşmaya, hak ve adalet ekseninde birleşmeye ve güçlü bir itirazda bulunmaya davet ediyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatına acil toplanma çağrısı yapıyoruz. 

 

Cuntacı Sisi ve destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz. Mısır’da idam edilen şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailelerine ve bütün İslam ümmetine başsağlığı diliyoruz. Mısır zindanlarında yatan masum ve mazlum kardeşlerimizle dayanışma irademizi bir kez daha yineliyoruz.       "  

 




Fazilet Tekman
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Burç Yorumları