

CHP Bolu il başkanı Kazım Karsu Bolu Objektif haber sitesine verdiği özel demecinde İl Yönetiminde zengin bir yöneticinin söylediği iddia edilen “Elit delege ile köylü ve işçi delegelerin bir tutulamayacağı” şeklindeki söylemlerin gerçekleri yansıtmadığını ifade etti. Karsu; “Böyle bir iş mümkün değildir. Benim Babam köylüdür. Annemde köylüdür. Kaldı ki biz köylü partisiyiz. Bizim partimiz köylünün partisidir. O arkadaşlarımız Köylünün partisi görünüp, köylüye çelme takıp, belli ağaları belli yerlere getirerek neredeyse partiyi çökertmeye çalışıyorlar. Biz buna asla müsaade etmeyiz. Partinin oylarını, delegenin oylarını paylaşırken köylüsü şehirlisi yoktu.300 tane birisini 200 tane birisini paylaşıyorlardı. “Biz il başkanını, ilçe başkanını, delegelerini, yöneticilerini hep seçeriz” diyorlardı. “Onlarda hep bize tabi olurlardı” diyorlardı. “İşimiz kolay olur” diye düşünüyorlardı. “Ama artık biz bunları yaptırmayacağız” diye düşünüyorum.” Şeklinde konuştu.
“ Dürüst olmayan İnsan solcu olamaz”
Karsu; “ Bizim aslımız köylüdür. Biz Cumhuriyetçiyiz. Biz Halkız. Biz Solcuyuz. Biz köylüyüz. Biz Sosyal demokratız. Biz Atatürkçüyüz. Biz Kemalistiz. Cumhuriyet Fazilettir. Cumhuriyet dürüstlüktür. Ben il başkanı olduğum zaman dürüst ve namuslu olacağıma dair söz vermiştim. Kimseye taviz vermeyeceğimi söylemiştim. Dürüst olmayan İnsan solcu olmaz. Dürüst olmayan insan Müslüman olmaz. İslam dürüstlükten gelir. Dürüst olmayan Cumhuriyetçi ve Atatürkçü’de olamaz. Yüce Mustafa Kemal’in bir sözü vardır. Köylü milletin efendisidir. Bu toprakların efendisi emeği ile kazanan köylüdür. Ona buna çatmadan kavga etmeden namusluca şereflice siyaseti yürütmemiz gerekmektedir. Bunu böyle yapmadıkça Cumhuriyet Halk Partisi ilerleyemez. Zaten ilerleyememesinin bazı sebepleri de budur. Bir Milletvekilini zorla çıkarıyoruz. Potansiyelimiz olmasına rağmen caydırıcı unsurlarımız da var. Bu caydırıcı unsurlarımızı bir tarafa çekmeden bu iş olmaz.” Biçiminde konuştu.
“Ondan sonra da şehirli ile köylünün oyları farklıymış gibi laflar ediyorlar.”
Karsu sözlerini şu şekilde tamamladı; “Şimdi ilçe başkanımız bana baronların ve zenginlerin tesirinde kaldığımı söylüyor. Onlar ne derse artık onları yapıyorum diye söylüyor. Ben kendime yapılan hakaretleri hiçe sayarım. Her kötü söz söyleyenin kendi malıdır. Kendi düşüncesidir. Kendine söylüyor kabul ederim. Namuslu ve şerefli insanlar başkalarına leke sürmezler. Başkasına çatmazlar. Başka Dürüst insanlara leke sürmezler. Başkasının oyunu çalmazlar. Biz Cumhurbaşkanına sahana çekil diyoruz. Çünkü senin yerin artık cumhurbaşkanlığıdır. Cumhurbaşkanı herkesin başkanıdır. İl başkanı da herkesin il başkanıdır. Onun için Cumhurbaşkanına diyoruz ki “Sen artık seçimlere karışma Cumhurbaşkanlığında otur”. Sana hepimiz sevgi ve saygıyla bakalım ama bizim arkadaşlarımız öyle yapmıyorlar. Kimsenin haberi yokken topladıkları oyları, masa başında, gizli karanlık odalarda bilgisayarın başında oralarda oyunlarla insanları, köylüleri, halkımızı bu hale getiriyorlar. Ondan sonra da şehirli ile köylünün oyları farklıymış gibi laflar ediyorlar.
“Genel başkana orada burada laf edip çatıyorlar”
Bu ülkenin kurucu ve en büyük partisinin genel başkanına orada burada laf edip çatıyorlar. “İnce ince geliyoruz” gibi laflar ediyorlar. “Biz geldiğimiz zaman dinozorları partiden süreceğiz”. “Bunların artık miadı doldu”. ”Bunların artık kapıyı açıp gitmeleri lazımdır” diyenlerden değiliz biz. Hepimiz biriz biz. Beraberiz. Birlik ve beraber olmazsak ülke’ de elden gider, onlarda gider yani herkes gider. Onlar ülke elden gittikten sonra burada kalacaklarını ve oyları toplayacaklarını düşünüyorlar.
“Kendilerine ben hep tavsiyelerde bulundum”
“Bu işleri böyle yapmayın” dedim. “Birisi gelir sizi uyarır. Bu işin mesuliyeti üzerinize kalır” dedim. Onlarda kabul ettiler. “Mesuliyet bizim, biz böyle biliyoruz. Biz böyle hareket ediyoruz.” Dediler. Hâlbuki bu partinin yıllarca oluşmuş olan tüzüğü var. Yönetmeliği var. Bu yönetmeliğe ve bu tüzüğe uymadıkça bir yere varamazlar. Belki milletvekili olurlar, il başkanı olurlar, ilçe başkanı olurlar ama adam olmazlar. O yüzden önce adam olmak lazım. Yerel televizyona çıkarken beni methediyorlardı. Televizyon işi bitti, seçimler bitti benim arkamdan konuşuyorlar. Kendilerini esefle doğruluğa dürüstlüğe davet ediyorum.”