

AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay, Ankara'da 22 Mayıs Pazar günü gerçekleşen AK Parti 2'nci Olağanüstü Büyük Kongresi'ni değerlendirdi. Basın toplantısına; Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Karacasu Belediye Başkanı Celal Beydilli, Merkez İlçe Başkanı Adil Esen, İl Genel Meclisi Başkanı Yaşar Yüceer, İl Kadın Kolları Başkanı Arzu Aydın, İl Gençlik Kolları Başkanı Taha Furkan Sönmezel ve AK Parti Teşkilatlarında görevli Partililer katıldı. Doğanay, Kongreye tek adayla gidildiği ve Binali Yıldırım'ın, AK Partili delegelerin oy birliği ile Genel Başkanlık görevine seçildiğini belirtti. Doğanay; "Bu vesileyle Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız Binali Yıldırım'a yeni görevlerinde başarılar dilerken, birlikte yürüyeceğimiz bu "kutlu yürüyüşte" Allah yar ve yardımcısı olsun. Öte yandan Kongre için; gerek İl Teşkilatımız tarafından organize edilen araçlarla gerekse de şahsi arabalarıyla Ankara'ya adeta çıkarma yapan 500 civarındaki AK Parti Bolu Teşkilatı mensubu dava arkadaşlarıma en kalbi teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’dan bu bayrağı devralarak partimizi bugünlere başarıyla getiren ve de Kongrede hizmet bayrağını Sayın Genel Başkanımız Binali Yıldırım Bey'e kendisine yakışır bir şekilde büyük bir olgunlukla, bizlere birlik ve beraberlik mesajları vererek devreden Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na da hizmetlerinden dolayı Teşkilatlarım ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Kongremiz öncesi Partimiz ile ilgili nifak tohumları atarak, felaket senaryolarıyla bu kutlu davanın neferlerini bölebilecekleri gafletine kapılan hayalperestlerin de birlik-beraberlik içinde demokrasi şöleni olarak dün gerçekleşen Kongremizden de gerekli dersi ve mesajları aldıklarını umut ediyorum.” Dedi.
“Kalkınma politikalarına hız verilecek”
Doğanay sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “kurucu lider” değil “kalıcı lider” olduğunun da dosta düşmana ilan edildiği kongremiz, sadece Genel Başkan değişimi ile değil, ibretlik mesajlarıyla da hafızalara kazınmıştır. Kutlu yürüyüşün, "sözde değil özde uyumla" mümkün olduğunun net biçimde kayda geçirildiği Kongre'de, Delegemiz de "Mesele koltuk değil siz hâlâ anlamadınız mı?" mesajını vermiştir. Genel Başkanımız Sayın Binali Yıldırım ise açık ve net bir mesajla yeni dönemin ipuçlarını vermiştir: "Davan davamız. Yolun yolumuz. Sevdan sevdamız!" Peki, bundan sonra ne olacak? Her şeyden önce AK Parti ile Sayın Cumhurbaşkanımız arasında oluşturulmaya çalışılan suni boşluk giderilecek, dün olduğu gibi bundan sonra da Devletin zirvesinde uyumlu yönetim, istişare ve işbirliği belirgin şekilde hissedilecektir. Genel Başkanımızın da konuşmasında altını çizdiği gibi dün olduğu gibi kalkınma politikalarına hız verilecek ve sosyal devlet ilkeleri sorunsuz biçimde hayata geçirilecek. Terörle mücadeleye etkin biçimde devam ederek başta PKK ve Paralel Terör örgütlerinin kökü kazınacak ve de yeni anayasa ve başkanlık sistemi mutlaka ve mutlaka hayata geçecektir. İnanıyoruz ki bu yeni dönemde Genel Başkanımız Sayın Binali Yıldırım Bey; ülkeyi başarıdan başarıya taşıyan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Eski Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu'nun bıraktığı yerden aynı kararlılıkla hizmet etmeye, halkın hayatını kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye devam edecektir. “
“Allah yar ve yardımcımız olsun"
Doğanay sözlerini şu şekilde tamamladı; “2023 ile 2053 hedeflerini giden bu kutlu yolculukta hep birlikte çalışmalarımızı devam ettireceğimize inanıyor ve bir kere daha Genel Başkanımız Sayın Binali Yıldırım Beye, yeni seçilen MKYK Üyelerine yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun"
“CHP’nin yereldeki içler acısı hali ise devam ediyor”
Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Doğanay; “ CHP’nin, dokunulmazlıklar konusunda izlediği tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce CHP referandum riskini niye göze alamadı? Şeklindeki soruya; “ CHP, referanduma gittiğinde neyi anlatacaktı? HDP ile bazı konularda yaptığı işbirliğini mi anlatacaktı? Bence, kıvrak bir siyasi manevra yaparak içlerindeki küçük bir milletvekili topluluğunun oyuyla dokunulmazlıkların referanduma gitmesini önlediler. Artık bu Şark Kurnazlığı diye tabir ettiğimiz politik tutuma ana muhalefet partisinin bir son vermesi gerekiyor. Böyle bir siyasi anlayışın artık geride kalması gerekiyor. CHP’nin yereldeki içler acısı hali ise devam ediyor. Elinde bir zarfla gelen partililer, il başkanlığı kapısında ellerinde zarfla bekliyorlar ve muhatap bulamıyorlar” dedi.