120x600

Alemdar inşaat

25-02-2026 BOLU

Bolu’da ‘Metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol’ dönemi başlıyor…

Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar “Metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol” kampanyasının tüm ayrıntılarını ilk kez Bolu Objektif haber sitesine anlattı. Konu ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Alemdar; “İnsanlar konut alacağım diye para biriktirirken paraları enflasyon karşısında eriyor. Bunu önlemek için altın biriktirir mantığını burada güdümledik. Dolayısıyla altın biriktirir gibi konut biriktirecekler ve gelen hiçbir zamdan etkilenmeden bu süreci yönetebilecekler. Bunun ayrıntılarını öğrenmek isteyen konut ihtiyaç sahiplerini ve müşterilerimizi ofisimize bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bolu’da ‘Metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol’ dönemi başlıyor…
Bİ tur

Abdullah Bey, gayrimenkul sektörü yılı rekor konut satışı ile kapattı.  Reelde düşen fiyatları fırsat olarak gören vatandaşlar altın, mevduat gibi farklı yatırım araçlarındaki birikimleriyle gayrimenkule yöneldi. Tüm bunların sonunda 12 ayda 1.6 milyonu aşkın konut satıldı. Bolu’da inşaat sektörünün önde gelen isimlerinden biri olarak 2025 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2026 yılı için beklentileriniz nelerdir?

 

Önümüzdeki dönemde faizlerin düşmesiyle birlikte bir zam beklentisi oluştuğu için vatandaşlar tüm bu saydığınız etmenleri değerlendirerek 2025 yılında ciddi anlamda konut alımına yöneldi ve ülke genelinde 1,6 milyonu aşkın bir satış rakamına ulaşıldı. Bolu özeline geldiğimiz zaman 2025 yılının konut sektörü açısından ortalama bir düzeyde geçtiğini söyleyebiliriz.  Fakat 2026 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren konut sektöründe çok ciddi bir hareketliliğin olacağını öngörmekteyiz. Bunun en önemli sebeplerini vatandaşların altın birikimlerinin yavaş yavaş piyasaya dönecek olması, faizlerdeki düşüşle birlikte mevduatta olan paranın yine aynı şekilde piyasaya dönecek olması, bir de normal politika faizinin düşmesiyle birlikte konut kredilerinde düşecek olan oranlar olarak sıralayabiliriz. Bunların hepsi bir araya geldiğinde 2026 yılının ikinci yarısından itibaren konut sektöründe çok hareketli bir döneme gireceğimizi düşünüyorum. Bu durum aynı zamanda konut fiyatlarında ciddi anlamda yukarıya doğru bir etki yapacaktır. Bunun için gerçekten konut ihtiyacı olanların bu süreyi beklemeden konut yatırımı yapmasının çok daha mantıklı ve makul olduğunu düşünüyorum.

 

Konut satışında rekor kırılsa da Türkiye’de ev sahipliği oranı yüzde 57 ile istenen seviyenin çok altında. Ev sahipliğindeki gerilemeyi neye bağlıyorsunuz?.

 

Bunun iki tane sebebi var. İlki ülkemizde geçmiş dönemde yaşanan nüfus artış oranları ve göçler. Diğeri ise gelir dağılımında son yıllarda yaşanan düşüşler ve enflasyonist ortam diyebiliriz. Enflasyon yüzünden sermayeler küçüldüğü için inşaat firmaları ciddi yatırım yapmakta zorlandılar. Devletimiz radikal bir karar alarak sosyal konut projesini başlattı. 500 bin vatandaşımızın kuraları çekildi. Bizim burada tek bir çekincemiz var. Özellikle kırsalda yapılacak olanlar için söylememiz gerekirse; öncelikli olarak iş ve aş imkânlarına bakılmalı. Konutların daha rantabl kullanılması için önce orada iş alanları oluşturulmalı, kırsal alanlara yatırım yapılarak insanların istihdamı sağlanmalı. Sonrasında da bu konutlar gerçek hak sahipleri tarafından kullanılmalı. Yoksa herhangi bir ilçede aldığımız bir konutu yaz döneminde yazlık şeklinde ya da kış döneminde 15 günlük kısa süreler ile kullanmak durumuyla karşı karşıya kalırız. Bu da kıt olan kaynaklarımızın boşu boşuna heba edilmesi anlamına gelir.

 

 

Alemdar İnşaat olarak size özel faizlerle binlerce insanı ev sahibi yaptığınızı biliyoruz. 2026 yılında da benzer faiz oranlarıyla yeni fırsatlarınız olacak mı?

 

Bizim yıllardan beri yaptığımız bir deneme var. Bu metrekare üzerinden bir satışı içeriyor. İsmi; Metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol. Bu uygulamanın tüm denemeleri yapıldı. Geçmiş dönemde bu uygulama çok başarılı oldu. Önümüzdeki dönemde bu kampanyamızı da devreye sokuyoruz. Kendi yaptığımız finansman yönetimi dışında yani belli bir miktarını peşin alıp,  geriye kalanını 120 aya kadar vadelendirme, sabit TL ve senetli satış dışında bir de yeni bir uygulamamız var. Biliyorsunuz şu anda insanların peşinatları biriktirmesi çok zor oluyor. Biz de bunu düşünerek yeni bir uygulama başlattık.  Bu uygulamayla birlikte alacağı konutun dörtte biri civarında maddi gücü olan bir alıcımız bize geldiğinde biz bunu metrekareye çeviriyoruz. Sonrasında 1+1 için 30 metrekare, 2+1 için 50 metrekare, 3+1 için 70 metrekare bir sınırımız var. Aylık ödemelerle birlikte bu sınıra ulaştığında istediği projeden, istediği kattan, istediği konutu seçiyor. Seçtikten sonra da yeni bir sözleşme ile birlikte aylık ödemeli TL bazlı sisteme düşüyor. Ve hiçbir şekilde değer artışlarından etkilenmeden konut sahibi oluyor. Bu süreç 8-12 ay sürecinde bitiyor. 8 ila 12 ay’da projesini bitiren müşterilerimiz tapularını alarak bize senetli ödemelerine devam edebiliyorlar. Bunun ayrıntılarını öğrenmek isteyen konut ihtiyaç sahiplerini ve müşterilerimizi ofisimize bekliyoruz. Bu proje ile şunu yapmayı planladık; İnsanlar konut alacağım diye para biriktirirken paraları enflasyon karşısında eriyor. Bunu önlemek için altın biriktirir mantığını burada güdümledik. Dolayısıyla altın biriktirir gibi konut biriktirecekler ve gelen hiçbir zamdan etkilenmeden bu süreci yönetebilecekler. Burada herhangi bir komisyon söz konusu olmayacak. Ya da herhangi bir kayıpları söz konusu olmayacak. Metrekarenin güncel fiyatı üzerinden işlem yapıyoruz ve sistemden çıkmak isteyenlerde yine o günkü güncel rakam üzerinden sistemden çıkabiliyorlar. Proje bitiminde tapularını veriyoruz ve senetli bir şekilde bize ödemelerini yapmaya devam ediyorlar.

 

 

 

Dar ve orta gelirli vatandaşlar düşük faiz ve erişilebilir konut bekliyor, üreticiler ise bunun için uygun maliyetli arsa istiyor; ‘Kredi kısıtlamaları kaldırılmalı’ diyorlar. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

Vatandaşlara konut satışlarının belli kriterleri var. Bunlardan en önemlisi gelir düzeyi… Vatandaşlarımızın gelir düzeyi bu konuda en önemli etkenlerden birisini oluşturuyor. Diğer etken ise konut kredi faiz oranları. Kredili satışlarda konut kredi faiz oranları belirleyici bir rol oynuyor. Son dönemde artan inşaat maliyetleriyle birlikte arsa fiyatlarının da özellikle Bolu özelinde çok yükselmesiyle birlikte toplam maliyetlerin aşırı artması gelir düzeyi düşen vatandaşlar açısından konut alımını ciddi anlamda sekteye uğrattı.  Piyasanın, enflasyon oranlarının düşmesi ve gelir düzeyinin biraz daha yükselmesiyle birlikte –inşaat maliyetlerinde de yatay bir seyrin izlenmesi durumunda- birkaç sene içerisinde stabil bir hale geleceğini öngörüyoruz. Bu sürede inanın çok fazla yapacak bir şey de yok. En az iki senelik bir süreci burada göz önüne almamız gerekir diye düşünüyorum.

 

İnşaat sektörünün en önemli gündemlerinden biri kredi kısıtlamaları. 2023’te devreye alınan düzenleme ile ikinci evini alacaklara kredi muslukları kapatıldı. Evi olan vatandaş, konut kredisi istediğinde geçmişte evin değerinin yüzde 90’ı kadar kredi çekebiliyordu, bugün bu oran en fazla yüzde 22.5. Bu sınırlama nedeniyle kredili alımların payının yüzde 14-15 seviyesine düştüğünü gözlemliyoruz. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?.

 

Enflasyonist bir ortamda özellikle yatırım amaçlı alınan projelerle ilgili konut kredilerinin kapatılmış olması o dönem için gerekliydi. Fakat önümüzdeki dönemde piyasanın yeniden canlandırılarak konutun yeniden bir yatırım aracı haline dönüşmesi kaçınılmaz olarak karşımızda duruyor. Özellikle nakit akışının hızlanması için bu şart. Bu açıdan faiz oranlarının % 20’lerin altına düşmesiyle birlikte piyasanın eski seyrine döneceğini düşünüyorum. Kredili paylar şu anda % 14-15’ler seviyesine düştü. Bu durum faiz oranlarının yüksekliğinden ve alım gücünün düşüklüğünden kaynaklanıyor. Önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 40 ve yüzde 50 seviyesine çıkmasını bekliyorum.

 

 

Şubatta satılık konut ilanında yeni dönem başlayacak. Mal sahibi e-devlet üzerinden yetki doğrulaması yapmadan emlakçılar ilan girişi yapamayacak. Bu sayede dolandırıcılıklar ve fiyat manipülasyonu önlenebilir mi?

 

Bu bizim yıllardır savunduğumuz bir konuydu. Hem bu mesleği yapan insanların saygınlığı açısından bu gerekliydi. Hem de piyasadaki spekülasyonların ve bu işi yapmayanların bir şekilde ayıklanması noktasında gerekliydi. İnşallah şubat ayında başlamasıyla birlikte çok iyi bir uygulama olacak. Hem alıcıyı hem de satıcıyı koruyacak.  Bu sektörde ekmek yiyen ve bu sektöre gerçekten kendini vermiş olan profesyonellerin yapabildiği, amatörlerin yapamayacağı bir sektör haline gelmesi ve elitleşmesi noktasında son derece olumlu olacağını düşünüyoruz. Diğer sektörlerde de benzer bir şekilde düzenlemelerin yapılarak o sektörlerinde bu işte ustalaşan ve profesyonel olarak hizmet veren bir yapıya ulaşmalarını istiyor ve destekliyoruz. Uygulama tam anlamıyla hayata geçtiğinde son derece başarılı olacağına inanıyoruz.

 

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

 

Geldiğimiz noktada şunu açıkça belirtmek isterim ki; Dünya çok ciddi bir biçimde kabuk değiştiriyor. Türkiye’de bu değişen dünya’da pozisyonunu almaya çalışıyor. Ve bunda da gördüğüm kadarıyla başarılı oluyor. Birçok sektörde sorunlar yaşanıyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde ciddi problemler var.  Söz konusu değişimin doğal sonucu olarak dijital dönüşüm karşımızda duruyor. Dijital dönüşüm dünyasında emek yoğun olmayan sektörler daha avantajlı bir hale geliyor. Bunun için bazı sektörlerimiz yurt dışına çıkmak zorunda kalıyor. Bunların yerine ise daha çok katma değerli, spesifik ürünler üreten, yükte hafif pahada ağır ürünler üreten sektörler ön plana çıkıyor. Savunma sanayi buna iyi bir örnek teşkil ediyor. Bolu özelinde konuşmak gerekirse yavaş yavaş emek yoğun sektörlerden çıkıp katma değerli sektörlere dönüş yapmamız gerekiyor. Bunun altyapısını oluşturmak amacıyla yaptığımız projeleri üniversitemiz başta olmak üzere diğer tüm kurumlarımız ile birlikte hayata geçirmeyi planlıyoruz. İnşallah Bolu’nun önümüzdeki süreçte bir savunma sanayi kenti haline gelmesini istiyoruz. Bolu’yu savunma sanayi organize ve savunma sanayi firmaları ile anılan bir kent haline getirmek en büyük hedeflerimizden biri olmalıdır. Bu bize hem turizm sektöründe, hem de eğitim alanında ciddi avantajlar sağlayacak. Ayrıca Bolu’ya gelen insanların üst düzey olmasını, teknik ve eğitimli insanlar olmasını sağlayacak. Bolu’nun demografik yapısını bozmadan zaten güzel olan Bolu’yu çok daha güzel ve yaşanabilir olmasını sağlayacak. Ayrıca çevreyi kirletmeyen, spesifik ürünler üreten bir kent haline gelmiş olacağız. Tüm Bolululara şunları söylemek isterim; önümüzdeki dönemin mottosu savunma sanayisi ile Bolu’yu adından sıkça söz ettiren bir kent haline getirmek olmalı. İnşallah bunu hep birlikte başarırız. 2026 yılında da herkese önce sağlık, mutluluk, esenlik, başarı ve bol bereketli kazançlar dilerim.

 

 




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları