120x600

Alemdar inşaat

28-01-2019 BOLU

Bolu İl Genel Meclisi çalışmalarıyla Türkiye’ye Örnek Oluyor

Bolu İl Genel Meclis Başkanı Yaşar Yüceer, Bolu Objektif haber sitesine 2014 yılından beri yaptıkları çalışmalarla ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Bolu İl Genel Meclisi çalışmalarıyla Türkiye’ye Örnek Oluyor
Bİ tur

Yaşar bey, 2014 yılının Nisan ayında İl Genel Meclis üyesi olarak meclise girdiniz. Daha sonra yapılan seçimde ise İl genel meclisi başkanı seçildiniz. Aradan geçen 4,5 yıllık zaman dilimi içersinde ilk olarak ilimizin sorunlarına yönelik olarak hangi icraatlara ağırlık verdiniz?

 

İlk olarak İl Genel Meclisi Grubu bazında 2014 yılının Nisan ayında 23 kişi olarak göreve başladık. İlk toplantımızda yapılan seçimde il genel meclis başkanı olarak arkadaşlarımız beni tercih ettiler. Göreve başladıktan sonra öncelikli hedeflerimizin başında popülist bir yaklaşım yerine “ayağımız yorganına göre uzatma “ politikasını uygulamayı uygun gördük. O günden bugüne kadar hiçbir muhtarımız ya da vatandaşımız bize “Siz şu sözü verdinizde gerçekleştiremediniz” diyemez. Bu konu bizim için çok büyük bir önem arz ediyor. Üzerimizdeki görevi sonuna kadar yerine getirmek için mücadele ediyoruz. Doğal olarak biz yetki ve sorumluluk alanımız olan 487 köyün tamamında bir fotoğraf çektik. Öncelikle altyapı noktasında ne kadar eksiğimiz olduğu noktasında önemli tespitler yaptık. Yol, su ve kanalizasyon noktasında şöyle bir stratejik karar aldık. İçme suyu şebekesi problemi olan hiçbir köyün içersinde yol çalışması yapılmayacak. Şebeke problemi olan hiçbir köyün içersinde de kanalizasyon çalışması yapılmayacak. Yani ilk çalışmayı kanalizasyon, su sonrasında da yol olarak belirledik. Yol yaparken de yine Kanalizasyon ve su çalışması yapılmış hiçbir köyde bir kış geçmeden bir çalışma yapmadık. Çünkü çökme ve göçme olmasın diye… Dolayısıyla bu stratejiyle yola çıktık. Bunu yaparken de öncelikle denk bütçe oluşmasına gayret ettik. Ne kadar paramız varsa o kadar iş yapmaya gayret ettik. Bütçe çalışmalarını gerçekleştirirken de köye yönelik hizmetlerde ne kadar çok ödenek ayırabilir? Sorusundan yola çıkarak bunun gayretinde olduk. Ne kadar mazot ihtiyacımız var? Ne kadar 2.kat asfalt atabiliriz? Ne kadar yama yapabiliriz? Gibi soruların ışığında zorunlu ödeneklerimizi ayırdık. Doğal olarak ta bütçenin denk olmasını, gelir-gider boyutunun eşit olmasına gayret ettik. Bir başka dikkat ettiğimiz konu da uyumlu birlik ve beraberlik halinde bütün üyelerin görüş ve düşüncelerine önem verdik. Her üyenin her karar hakkında görüş ve düşüncelerini alarak şeffaf bir şekilde beraberce uyumlu bir biçimde kararları almaya gayret ettik. O günden bugüne yaklaşık 56 aydır iyi bir çalışma yaptığımızı, vicdanen rahat olduğumuzu, yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Elbette eksiğimiz ve hatamız mutlaka vardır. Bir hata ve eksiğimiz varsa ve bunu biliyorsak ya da bilmeden yaptıysak ta bundan da geri dönmesini bildik. Bu anlamda uyumlu, beraberce vicdanen rahat ve başarılı bir dönem geçirdiğimizi düşünüyorum.

 

 

Özellikle uyum birliği olgusuna vurgu yaptınız…  Bildiğimiz kadarıyla mecliste 4 tane Cumhuriyet Halk Partili meclis üyesi var.  Matematiksel olarak kararların oy birliğiyle çıkması güç gibi görünüyor. Bu işin sırrı nedir? Böyle bir başarıyı nasıl yakaladınız?

 

Ben Ak Parti il başkanlığında uzun yıllar görev yaptım. Uzun yıllar teşkilat başkanlığı görevim oldu. 2005’ten son iki seçime kadar ki bütün seçimlerde Ak Parti il SKM başkanlığı görevinde bulundum.  Buralardaki deneyim ve tecrübelerim ışığında şu konuya dikkat ettim; Mecliste iki grup var ama 23 tane de il genel meclisi üyesi arkadaşımız var. Benim dışımda 22 tane arkadaşım var ve bu 22 arkadaşım ilçelerden gelmiş. Her biri değişik meslek grubunda kendini ispatlamış değerli insanlar. Öncelikle her bir arkadaşımın görüşüne, düşüncesine, talebine ve isteğine önem verdim. Dolayısıyla öncelik verdiğim konu kendi aramızdaki birliktelikti… Bizim 9 ilçemizden meclis üyemiz var. Her bir arkadaşımız kendi ilçesi ve bölgesinden gelmiş. Kendi ilçesi ve bölgesi ile ilgili talepleri ve kaygıları var. Bunları önemseyerek ve dikkate alarak çalışmalarımızı bu anlamda yürüttük. Yani her bir arkadaşımızın düşüncesi ve fikri benim için önemlidir. Ben öncelikli olarak bunu baz aldım. Sonrasında da belirlenmiş kriterlerimizi uyguladım. Bunlar İlçelerin köy sayısı, nüfusu, ilçenin köy yolu ağı. Bunlar net rakamlar ve bütün ödeneklerimizi bu oranlara göre ayırdık. Asla birilerinin duygu ve düşüncelerine bırakmadık. Dolayısıyla herkes tarafından kabullenmiş, net kriterler bazından hareket ettik. İlçe özel idare ödenekleri, Köy Des ödenekleri,ek ve diğer ödenekleri her bir arkadaşımız kendisine gelecek olan bu payları peşin ve net olarak görerek kendi ilçesi ile ilgili kararlarını kendileri alıyorlar. Bizde merkezden onu destekliyoruz. Dolayısıyla bu strateji ile yani her görüşten arkadaşımızın düşüncelerine saygı duyarak bu süreci yaşadık. Bizim bakış açımız ve tarzımız budur. Ben hiçbir zaman meclis başkanı oldum edasında asla olmadım. Bu makamı bir vebal ve bir sorumluluk olarak gördüm. Bunun altından kalkmak için gayret ettim. Bu duygu ve düşüncelerle hareket ettiğim için burada bir güven ortamı oluştu.  Bu yüzden birliğin ve beraberliğin oy birliğiyle kararların alınmasının altında yatan felsefe de budur.

 

 

Sizin özellikle altını çizdiğiniz konulardan biri denk bütçe olgusu… Bu muhasebe anlamında kolay bir şey değil.  Bunu nasıl başardınız?

 

Buradaki temel stratejimiz şudur; Öncelikle özel idarenin % 90 civarındaki gelirleri iller bankasından gelir. İller bankasından gelen gelirlerde yine az önce bahsettiğim kriterler baz alınır. Bir önceki yılın gerçekleşmiş bütçesini baz alıyoruz. Bunun üstüne yaklaşık enflasyon oranlarını ve beklentilerimizi koyarak bir gelir bütçesi oluşturuyoruz. Senelik bütçe gelirlerimiz böylelikle belli oluyor. Bu geliri belirledikten sonra zorunlu giderlerimizi ortaya koyuyoruz. Sonrasında bunlardan artan giderleri maksimum düzeyde diğer hizmetlerde kullanmak üzere ayırıyoruz. Dolayısıyla gerçekleşmiş bütçemizi baz alarak, enflasyon oranlarını üzerine ilave ederek ve bir aile bütçesi hesabıyla davranarak geçmişteki 4 bütçemizi de denk olarak hazırladık. Üstelik geçmiş dönemdeki eksiklerimizi de tamamladık. Bu yüzden denk bütçe olgusuna çok büyük bir önem veriyoruz.  Benim en çok kullandığım ifadelerinden biri yaptığınız işin Sürderilebilir nitelikte olmasıdır.  Eğer yaptığınız bütçe sürdürebilir nitelikte değilse bir yerde tıkanır… Bizim buradaki temel stratejik bakış açımız budur. Bu anlamda ben emeği geçen Başta Sayın Valimiz, genel sekreterimiz, şube müdürlerimiz ve il genel meclis üyesi arkadaşlarımızın hepsine teşekkür ediyorum. Bu anlamda ciddi oranda başarılı olduğumuzu da ifade ediyorum.

 

 

 

Geçmişte Kardelen sinemasının olduğu alan ile ilgili mecliste birçok tartışma yaşanmıştı. Sizin bu konuda ne kadar hassas olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Bu konuda ki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Bu konu da bizim için önemli bir konudur. 2014 yılında göreve başladıktan sonra benim bizzat üzerinde çalışarak birebir takip ettiğim bir konudur.  Öncelikle burasının yıllardan beri kaderine terk edilmiş olan bir imar durumu vardı. Öncelikle bunu Bolu Belediye Başkanımız Sayın Alaaddin Yılmaz’ın destekleriyle çözdük. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Orada Sayın Yılmaz’ın katkılarıyla bir imar durumu gerçekleştirildi. Çünkü orada başka vatandaşlarında arsaları ve yol durumları vardı. İmar durumunu netleştirdikten sonra burasıyla ilgili proje tartışmaları başlatarak kamuoyunun görüşlerine sunduk. Bütün bu çalışmaların neticesinde ortaya bir proje çıktı ve bu projenin ihalesini yaparak gerçekleştirdik. Sonrasında da yapım aşamasına geçtik. Bu işi İl özel idaresi olarak yapmaya karar verdik. Geçtiğimiz aylarda ihalesi gerçekleştirildi.  Temeli atılarak çalışmaya başlandı. Bolu’yu gerek imar gerekse de görsel açıdan önemli bir eser kazandırdığımıza inanıyorum. Şimdiden Bolumuza hayırlı olsun diyorum.

 

 

 

Göreve geldiğiniz ilk aylarda İl Özel idaresinde kiralayarak araç alımı gündemdeydi. Siz bunu araç satın alımı olarak değiştirdiniz. Son yıllarda bunun nasıl yansımaları oldu?

 

Kamu, kurum ve kuruluşları ile ortak projelerimiz var. Bu alanda onlarla da işbirliği içersindeyiz. Bütçenin el verdiği ölçüde onların projelerini destekliyoruz. Biz göreve başladığımızda Araç kiralama stratejisi vardı. Biz bundan vazgeçerek araç satın alma stratejini benimsedik. Son 4 yılda ciddi bir araç alımını gerçekleştirdik. Şu anda bu sayı belli bir doyuma ulaştı. Artık araç alımı noktasında çok fazla bir talebimiz yok. Talepleri de biz araç kiralama yerine araç satın alımı olarak gerçekleştiriyoruz. Bunun doğru bir strateji olduğunu düşünüyorum. Her yıl kiraladığımızda ödenekler ona göre harcanıyordu. Satın aldığımız araçlar ise kiralama bedeli üzerinden baktığımızda 2 ya da 3 sene içersinde kendini amorti ediyor zaten. En azından bir 3 – 5 yılda herhangi bir bedel ödenmeden araçların kullanabileceğini öngörerek bu stratejiyi gerçekleştirdik.  Bunda da başarılı olduğumuzu, kurumların bizden araç isteme taleplerinin ciddi oranda azalmasından anlıyorum.

 

 

 

Bolu’da ki Göletlerin yapımı noktasında ne kadar hassas olduğunuzu görebiliyoruz.  En çok önem verdiğiniz konulardan biri de bu. Bu noktada 2014 yılından bugüne kadar yapılan çalışmaları öğrenebilir miyiz?

 

 Bu konudaki hedefimiz şudur; Bizim İl Özel idaresinin imkânlarıyla yapılmış bir Seben Taşlıyayla Göletimiz var. Devlet Su İşlerine devredilmiş bir gölettir. Hedefimiz Seben Ovasının sulanmasıdır. Devrettiğimiz zaman Devlet su İşleri ilgilileri ile olan görüşmelerimizde “ Biz bu Gölet’i size devrettik ama Bolu’nun uygun yerlerine gölet yapılması istiyoruz” dedik. Bize  “Yapacağız ama gölet yeri bulamıyoruz ya da gölet yeri yoktur” gibi ifadeleri kullandılar. Bunun üzerine bu konuda uzmanlaşmış profesyonel bir şirketle anlaşarak ilimizin tüm alanlarını kapsayacak şekilde bir çalışma yapmasını istedik. Yapılan bu çalışma sonucunda Bolu’nun uygun yerlerinde ilçe ilçe 65 adet Gölet yapılabileceğini öngören ve yerlerini belirleyen bir projeyi bizlere sundular. Bu çalışmayı Devlet Su İşleri Genel müdürlüğüne ibraz ettik. Onlar bununla ilgili çalışmayı sürdürüyorlar. İnşallah, Bolu’nun orta ve uzun vadede su problemini çözecek bir proje olarak görüyorum ben bunu. Bu konuda Başta Sayın Valimiz ve Belediye başkanımız olmak üzere diğer yetkililer çok memnun oldular. Bu projenin hepsine sahip çıktılar ve destekliyorlar. Şu anda bazı göletlerimizin yapımına başlandı, bazıları proje aşamasında bazıları ise inceleme aşamasında… 

 

 

 

Son olarak haber sitemizin takipçilerine  İl Genel Meclisi başkanı olarak ne söylemek istersiniz?

 

2014 yılında göreve başladığımız günden bugüne kadar görev, yetki ve sorumluluğumuzun farkında olarak imkânlarımızı zorlayarak ve yapabileceğimizin daha fazlasını öngörerek çalışmalarımızı sürdürdük. Bu çalışmaları gerçekleştirmek için çok köklü kararlar aldık. Ciddi çalışmalar yaparak stratejik kararlar aldık. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Yol konusunda 200 kilometre olan kapasitemizi yaklaşık 400 kilometreye çıkardık. İçme suyu noktasında son 3- 4 yıl içersinde 700 bin metre civarında içme suyu borusu döşedik. Kanalizasyon noktasında çok ciddi bir aşama kaydettik ve “neredeyse kanalizasyonsuz köyümüz kalmadı “diyebilirim ancak birkaç tane daha var tabi ki… Geçmiş dönemlerde yapılmış ve ekonomik ömrünü tamamlamış çalışmalarımızı tekrar yenileme ihtiyacı hissettiklerimizin yeniden çalışmasını yaptık. Vatandaşımızın bize yüklemiş olduğu sorumluluğunun ve vebalin altından kalkmak için el birliğiyle, İktidarı ve muhalefetiyle büyük bir uyum içersinde görev süremizin bitimine çok az bir süre kala yapabileceğimizin en iyisini ve en fazlasını yaptığımızı düşünüyorum. Elbette eksiklerimiz ve yanlışlarımız vardır. Ama yapabileceğimizin en iyisini ve en fazlasını yaptığımızı düşünüyorum. Bu sorumluluğumuzun altından kalkmak için gece gündüz çalıştığımızın bilinmesini ifade ediyor ve size de çalışmalarımızı anlatma şansı verdiğiniz için de teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

 




HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları