120x600

Alemdar inşaat

06-09-2015 BOLU

“Birikimlerimi toprağa gömmek istemiyorum”

Türkiye'nin “İftar Duası”nı yazan ünlü İlahiyat Doktoru Faruk Ermemiş evinin kapılarını Bolu Objektif dergisine açtı. 70 yıllık ömrünün önemli kesitlerini anlatan Ermemiş "Ben çok zor yollardan geçerek bugünlere geldim. Birikimlerimi toprağa gömmek istemiyorum" dedi.

“Birikimlerimi toprağa gömmek istemiyorum”
Bİ tur

Sayın Faruk Ermemiş bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

 

Ben Düzce'nin Köprübaşı Köyü’nde 1943 yılında doğdum. İlkokula köyümde devam ettim. Daha sonra 4-5 sene Arapça özel eğitim aldım. Osmanlı dönemindeki gerçek medreselerde okutulan tüm kitapları okudum ve okuttum.18 yaşında Düzce Lisesi’nde ortaokul 1 talebesi oldum. Aynı bina içinde hem ortaokul, hem de lise bölümü vardı. İlkokulu beraber okuduğum arkadaşlarım lise son talebesi iken ben orta 1 öğrencisiydim. Orada pek çok öğretmenimiz oldu. Unutamadığım öğretmenlerden biri Sabahattin Engin hocamızdı. Onu saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. O saygın, seçkin ve özverili bir insandı. Sosyal barışı kucaklayan, herkese yardım eden, yaşamını insana ve eğitime adamış örnek bir öğretmenimizdi. Onun şık giyiniş tarzı halen gözümün önündedir. Diğer öğretmenlerden daha şık, zarif ve kibar bir insandı. Bu vesile ile değerli hocam Sabahattin Engin'i rahmet ve şükranla tekrar anıyorum.

 

24 yaşında Düzce Lisesi’ni 28 yaşında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdim.1972 yılında Bolu İl Müftü Yardımcısı ve Düzce Merkez Vaizi olarak atandım.1973 yılında yedek subay olarak askere gittim. O dönemde Kıbrıs Barış Harekatı vardı. Yedek subaylar 18 ay olarak askerlik yapıyorlardı. Kıbrıs savaşı yüzünden bizleri terhis etmediler. Bizim yedek subay askerliğimiz böylece 24 ay'a çıktı. As teğmenken teğmen olduk. Üst Teğmen rütbesi ile terhis oldum. Askerlik dönüşü Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Ankara Müftü Yardımcısı olarak atandım.1975 yılında TRT'ye geçtim. Aynı yıl Türkiye radyolarının dini programlarını hazırlamaya başladık. Bu dini programlar Türkiye'nin Sesi Radyosu’nda yayınlanıyordu. Tüm dünyaya bu yayınlar aracılığı ile ulaşılıyordu. Orada yerel saatlere göre sabah, öğle ve akşam TRT için hazırladığım dini programlar da orada yayınlanıyordu. Dünyadaki tek Türkçe dini yayın programını TRT Ankara Radyosu yapıyordu.Yıllarca bu programları yaptık. 1975 yılında zamanın TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın TRT'ye aldığı ilk kişi olmanın kıvancını yaşadım.

 

Türkiye'nin “İftar duası”nı nasıl yazdığınızı anlatır mısınız?

 

1975 yılında TRT'de dini programlara başladık. Bir iftar duası yazılması gerekiyordu. İftar saati insanlığın en kutsal, en hassas ve en gergin anıdır. İnsanların o huzurlu anını strese sokmadan manevi bir haz vererek "Nasıl bir şey söylememiz gerekiyor?" diye epey düşündüm. Bu konuda Fatiha suresini örnek aldım.Önce Allah'ı yücelten sözleri öne koyduk sonra böyle bir duada olması gereken öğelere yer verdik. Bu duamız büyük bir ilgi çekti. Milyonlarca insanın belleğinde yer etti. İlahiyat Fakültesi’nde bugün Profesörlük yapan bir çok isimden  "Hocam biz sizin yazdığınız iftar duası ile büyüdük" şeklinde sözler duymak beni bugün çok mutlu ediyor. O dönemden bugüne bir nesil bu dua ile büyüdü .O dönem radyoda yaptığım konuşmalar arasında Almanya Köln radyosu var. Avustralya Sydney radyosu var. Makedonya Üsküp radyosu var. Kosova Piriştine radyosu var. Kıbrıs Bayrak radyosu var. Bugünkü gibi online bir sistem olmadığı için onlara paket program gönderiyorduk. Onlar da bu programları kendi yerel saatlerine göre yayınlıyorlardı. O dönemde ben Almanya'daki işçilerimizden çok sayıda mektup alıyordum. Bana radyo programının yayınlanacağı saatlerde işyerinden izin alarak eve gittiklerini ifade ediyorlardı.

 

Devam edecek.

 




HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları