

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan bugün düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır kendimi ifade ediyorum. İlçe Merkez Başkanlığı’ndan bu yana hiç çizgim değişmedi. Ben Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tanımladığı anlamda, Türk Milliyetçisiyim. Ulus milletten yanayım. ‘Türk Milliyetçisiyim’ derken etnik olarak sadece Türklerden bahsetmiyorum. Türk Milleti’nin unsurları olan, Türkler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Lazlar, Boşnakları da kastediyorum. Bunların hepsini Türk Milleti’nin bir parçası olarak kabul edip kendimi bu anlamda Türk Milliyetçisi olarak kabul ediyorum. Ben sosyalist değilim. Ben Marksist değilim. Ben Maocu değilim. Ben komünist değilim. Ben sosyal demokratım. Benim sosyal demokrasiye olan inancımı, kendisini sosyal demokrat olarak nitelendiren yazarların yazdığı kitaplardan kazandım. Ben üniversite yıllarında Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini okudum. Sonra Hz. Peygamberimizin Hadis-i Şerif’lerini okudum. Orada gördüm ki aslında Allah-u Teala, kitabıyla ve ayetleriyle birlikte sosyal demokrat olmayı kullarına emrediyor. Hz. Peygamber, dünyada gelmiş geçmiş en büyük sosyal demokrattır. Neden bunları söylüyorum? Sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri olduğunu söylüyorlar. Eşitlikten yana olmak, toplumsal dayanışmadan yana olmak... Bunlar sosyal demokrasinin temel unsurlarından bazılarıdır. Allah-u Teala, Kur’an-ı Kerim’de fitre vermeyi zorunlu kılmış. Zekât İslam’ın şartlarından birisi zaten. Zengine ‘Malının 40’da 1’ini yoksul vatandaşlar ile paylaşacaksın’ diyor. ‘Kurban kesiyorsan paylar halinde insanlara dağıtacaksın’ diyor. Hz. Peygamber ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyor. Bu söz bütün sosyal demokrasi ilkelerinin en temel sözüdür. ‘Ben sosyal demokratım’ diye kendimi nitelendirme sebebim Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber, Allah-u Teala’nın emirleri ve Hadis-i Şerifler’dir. Ben inançlı biriyim. Allah’a kayıtsız ve şartsız inanıyorum’ diyen kimsenin de sosyal demokrasiyi reddetmesini de ben doğru bulmuyorum. Bu bana göre yanlıştır. İnançlı bir insan sosyal demokrattır. Mili görüşçüler kendilerini ‘Milli Görüşçü’ olarak tanımlıyor ama Milli Görüş de sosyal demokrattır. Sosyal adaletten ve toplumsal dayanışmadan yanadır. Benim sosyal demokrasi anlayışım inancımdan kaynaklanıyor. Eşitlik, sosyal demokrasinin sosyal ilkelerinden bir tanesi. Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir’in kölesini azad ediyor ve onu yol arkadaşı olarak nitelendiriyor. Hicret Dönemini biliyorsunuz. Mekke’deki müşrikler Müslümanları Medine’ye sürgün etmişlerdi. Hz. Peygamber, Medine’nin zengin aileleri ile Mekke’de malını ve mülkünü bırakmış ve fakirleşmiş insanlar kardeş aile haline getirdi. Hz. Peygamber, her Medineliye ‘Her Mekkeliyi kardeş aile olarak seçeceksiniz. Malınızı ve mülkünüz bununla paylaşacaksınız’ dedi. Bizim ‘Kardeşlik Köprüsü’ projesi tam bundan esinlenerek getirildi. Biz Bolu’da 150 aileyi kardeş aile yaptık. Bu bizim inancımızın gereğidir. “Ben ateistim” diyen bir adamın sosyal demokrat olduğuna ben inanmıyorum. ‘Din bir afyondur’ diyen ‘Tatlı su solucanlarının’ ve ‘Marksistlerin’ sosyal demokrasi ile hiçbir yönlerinin bağdaşmadığını düşünüyorum. Bir de ‘Abdestli kapitalistler’ var. Namaz kılarken bile para düşünenler var. Servetlerinin bırakın 40’da 1’ini, 400 binde 1’ini bile zekât olarak vermeyenler var. Dolayısıyla sosyal demokrat olmak Allah-u Teala’nın emridir. Dünyadaki en büyük sosyal demokrat da Hz. Peygamber’dir. Sosyal demokrasinin ne olduğunu anlamak için Kur’an-ı Kerim’i okumaya davet ediyorum. Hz. Peygamber’in Hadis-i Şerif’lerini okumalarını öneriyorum. ‘Sosyal demokrat bir adam nasıl cami yapar?’ diyenlere ben sadece gülüp geçiyorum.”

Başkan Özcan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Türkiye’de ben ikinci sanıyordum ama ilk olacakmış. Bir cami yaptıracağız. Biz bu camiyi yasa hükümlerine istianen kendi bütçemizden yapıyoruz. Nereye yapıyoruz? Borazanlar Mahallesi’ne yapıyoruz. Nasıl bir cami yapıyoruz? Öncelikle teknik özelliklerinden bahsedeyim. Cami oturum alanı 510 metrekare olacak. Toplam cemaat kapasitesi 645 olacak. Caminin taban alanın çapı yaklaşık 26 metre olacak. Borazanlar Mahallesinin nüfusu 2008 yılında 2 bindi. İki tane cami vardı. Şimdi Borazanlar Mahallesi’nin nüfusu 18 bine ulaştı. Bolumuzda 105 cami var. Kabaca bin 500 kişiye bir cami düşüyor. Ama Borazanlar Mahallesi’nde 9 Bin kişiye bir cami düşüyor. Dolayısıyla Borazanlar Mahallesi’nin cami ihtiyacı var. Bize gereken cami alanı ne kadar hesapladık. Bin 260 metrekare civarında bağış olarak cami yapılmak kaydı ile vatandaşımızdan yerleri topladık. Sonra bir imar uygulamasıyla burayı okul alanından ayırdık. Yine 6 bin metrekaresi okul alanı olarak kalmaya devam ediyor. Ama biz tapumuzu ayırdık ve cami alanı tapusu olarak çıkarttık. Ondan sonra valiliğimize müracaat ettik. Dedi ki, ‘Bu camiyi biz Bolu Belediyesi olarak yapıyoruz. Ama bu caminin sevabına nail olmak isteyen binlerce insan var’ dedik. Biz burada asgari ücretli bir vatandaşımızın katkısını çok önemsiyoruz. Biz burada genç bir öğrenci kardeşimizin 5 TL’lik katkı vermesini çok önemsiyoruz. O anlamda 3 tane kamu bankasında hesap açtırdık. Yasaya uygun olarak. Valiliğimize müracaat ettik. Resmi bağış kampanyası için izin aldık. Biz hep söylüyoruz. Okula ihtiyaç olan yerde okul yapacağız. Camiye ihtiyaç olan yere cami yapacağız. Yaşlı bakım evine ihtiyaç olan yere yaşlı bakım evi yapacağız. Yol ihtiyaç varsa yol yapacağız. Belediye toplumun ihtiyaçlarına göre hareket etmek durumundadır”