120x600

Alemdar inşaat

25-12-2017 BOLU

“2018 fırsat yılı olacak”

Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar 2018 yılı ile ilgili çok önemli değerlendirmeler yaptı. 2018 yılının birçok açıdan bir fırsat yılı olacağını vurgulayan Alemdar; “2019 yılı, 2018’e göre biraz daha zor geçebilir. O açıdan tüm yatırımcı arkadaşlara ve çalışanlara 2018 yılındaki yatırımlarını ve fırsatları çok iyi değerlendirmelerini öneriyorum” dedi.

“2018 fırsat yılı olacak”
Bİ tur

Bolunun önde gelen işadamlarından Abdullah Alemdar,  2018 yılı ile ilgili görüşlerini ve beklentilerini Bolu Objektif haber sitesine vermiş olduğu özel röportajda açıkladı.  Her zaman ilk önceliğinin ticaret olduğunu vurgulayan Alemdar;  “ Benim birinci önceliğim her zaman ticaret olmuştur. O yüzden bugüne kadar hiçbir zaman siyasi demeç vermedim.  O yüzden söylediklerim siyasi demeç olarak algılanmasın. Söylediğim tüm sözler 2017 yılı değerlendirmesi ve 2018 yılı öngörülerinden ibarettir.  Ekonomiye siyaset % 100 oranında etki ettiği için ister istemez siyaseti de en iyi politikacılar kadar takip etmek zorunda kalıyoruz” dedi.

 

 

Abdullah Bey,   İlimizde İnşaat sektörünün en tanınmış isimlerinden biri olarak sektör bazında 2017 yılı için neler söylemek istersiniz?

 

2017 yılını, 2015 ve 2016 yılı ile kıyasladığınızda ilk iki dönemi bence çok başarılı geçmiştir. Özellikle hükümetimizin piyasaya vermiş olduğu KGF desteğinden sonra piyasalarda çok ciddi bir toparlanma oluştu ve ilk 2 döneme bu durum ciddi anlamda yansıdı. Ekonomik göstergelerde zaten bunu gösteriyor. Hem büyüme hem de istihdam anlamında ciddi bir gelişme oldu. İstihdam seferberliği sayesinde 1,5 Milyonun üzerinde bir yeni istihdam artışı sağlanmış oldu. Bunların tüm olumlu etkilerini ilk iki dönemde gördük. Burada özellikle İnşaat sektörü açısından olumsuz seyreden olay döviz artışının olması sebebiyle girdilerimizdeki yükselme olmuştur. Özellikle İnşaat demiri ve petrole dayalı ürünlerin fiyat artışı sebebiyle girdilerde çok ciddi bir maliyet artışı oluştu. Diğer sektörlerde de zaman içerisinde bunu gördük. Bu durum enflasyonda yılsonuna doğru bazı düzeltmelerin yapılmasını gerektirdi.  Türkiye’nin son iki yılda yaşadığı olaylara bakacak olursak 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz sürecinden sonra yaşadığımız olağanüstü durumlar göz önüne alındığında ekonomimizin gerçekten dayanıklı olduğunu ve bu tip spekülatif olaylara dayanabildiğini görmüş olduk. 

 

 

Alemdar İnşaat açısından 2017 yılı nasıl geçti?

 

Biz 2017 yılında, bir önceki yıla oranla % 80 oranında ciddi bir büyüme sağladık. Hatta % 100 oranına yaklaştığımızı bile söyleyebilirim. Bu durum şuradan kaynaklanıyor.  Biz her zaman devletimize, ülkemize ve milletimize güvendik. Bu güvenimiz neticesinde de sürekli yatırım yapmaya devam ettik. Yatırımlarımıza hiç ara vermedik. Bunun sonucunda da Allah’ın izniyle hep başarılı olduk. Çünkü bizim sektörümüzde “güven”  unsuru çok önemli. Neticede güven olmadan hiçbir iş olmuyor. Piyasalardaki algı yönetimi, spekülatif hareketler insanları bu güven duygusundan uzaklaştırıyor.  Bu durum insanların yatırım yapmasını engelliyor.  Olaya şöyle bakarsak 2016 yılında yapacağınız bir yatırımı 2017’ye… 2017 yılında yapacağınız bir yatırımı 2018 yılına ertelediğiniz zaman hem süre olarak ciddi bir kayba uğrarsınız. Hem de maddi anlamda yatırımın maliyeti yükselmiş olur ve siz o yatırımdan sürekli uzaklaşma noktasına doğru gitmiş olursunuz…  Bunu engellemek için insanlarımızın mutlaka devletine güvenmesi ve yatırımlarına devam etmesi gerekiyor. Eğer yatırım yapmazsak ve kendimizi geliştirmezsek her günümüz aynı olursa neticede rakiplerimiz bizi geçer ve bu durum ileride hem bizim, hem şirketler hem de ülkemiz için hüsranla sonuçlanabilir. Onun için biz güvendik ve başardık.

 

 

2018 yılından beklentileriniz nedir?

 

2018 her şeyden önce seçim öncesi bir yıl olacak. Ben 2018 yılında bir erken seçim olacağını düşünmüyorum. Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanımızın ciddi açıklamaları var.  Seçimler büyük ihtimalle zamanında yapılacak diye düşünüyorum. 2018 yılı bana göre seçim öncesi bir yıl olacağı için inşaat sektörünün çok canlı olacağını düşünüyorum. Ayrıca hem 2018 hem de 2019 yılları gerek belediyelerin çalışmaları, gerekse de ulusal anlamda birçok projenin tamamlanması gereken bir zaman dilimi olacak. Yapılmakta olan havaalanının büyük bir kısmı belki 2018 yılında hizmete açılacak. Yapımı devam eden büyük projelerin belli kısmı devreye girecek. Bu sebeplerle ben İnşaat Sektörünün çok canlı olacağını düşünüyorum. 2018 yılında yatırımların hızlı bir şekilde artacağını düşünüyorum. Piyasalardaki dalgalanmanın da yılbaşı itibariyle artık belli bir oranda durağanlaşmasını bekliyorum. Tüm bunlar sağlandıktan sonra piyasadaki fiyat istikrarını oluşturabilirsek seçim öncesi bir yıl olan 2018 yılının önemli bir fırsat yılına dönüşebileceğini düşünüyorum. Bütün proje ve çalışmalarımı da buna göre yaptım. Şu anda 2018’in tüm projeleri ve yatırım planları hazır. Bunlarla ilgili tüm çalışmalarımızı yaptık. Sadece bahar ayı ile birlikte kazmayı vurup çalışmayı planlıyoruz. 2019 yılı, 2018’e göre biraz daha zor geçebilir. O açıdan tüm yatırımcı arkadaşlara ve çalışanlara 2018 yılını çok iyi değerlendirmelerini, yatırımları ve fırsatları iyi değerlendirmelerini öneriyorum.

 

Son aylarda ülkemizdeki seçim barajının % 10’lardan daha aşağı düşürülmesi noktasında ciddi tartışmalar yapılıyor… Siyaset ve Ekonomi doğrudan birbirini etkileyen unsurlar. Bir işadamı olarak bu konuda ne söylemek istersiniz?

 Ben açıkçası meclise girerim ya da giremem korkusuyla bu tip açıklamaların yapıldığına inanmıyorum. Daha önce sistemde barajın konulmasının amacı meclis yürütme pozisyonunda olduğu için önemliydi. Çok fazla partinin meclise girmesi ve barajların düşük olması hükümetlerin kurulma noktasında bir takım sıkıntıların yaşanmasına neden oluyordu. Bu anlamda % 10 Barajı gerekliydi. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı seçilecek kişi yürütmeyi oluşturacağı için Meclis sadece yasama görevi yapacaktır. Bu anlamda da % 10 barajının bir gerekliliğinin de kalmadığını düşünüyorum. % 10 barajını aşağıya çekip daha çok parti ve görüşün mecliste temsil edilmesinin ve çıkacak kanunların pozitif anlamda tartışmalı olarak çıkmasının ülkemiz için daha verimli olacağını düşünüyorum.  O yüzden yeni sistemde seçim barajına çok fazla ihtiyacın kalmadığını düşünüyorum.  Oranın bir önemi yok… % 3 ya da % 5’te olabilir. Daha fazla partiyle mecliste çeşitli siyasal görüşlerin temsil edilmesinin mantıklı olacağını düşünüyorum. Daha önce belirttiğim gibi 2018 yılında bir erken seçim olacak olsaydı bunun sinyallerinin şimdiye kadar almış olmamız gerekirdi. Gördüğüm kadarıyla hükümetimizin ve belediyelerimizin de çok ciddi bir yatırımları var. Bunları tamamlamadan şahsen ben olsam seçime girmem. 

 

 

Abdullah Bey, bazı çevreler 2019 yılında önce Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılacağını, sonbahar ayında ise yerel seçimlerin yapılacağı yönünde görüşler belirtiyorlar. Bu konuda siz ne söylemek istersiniz?

Bende öncelikli olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminin olacağını düşünüyorum. Yerel seçimlerin daha sonra olmasını bekliyorum. Sebebini açıklamam gerekirse; Yerel seçimler herkes açısından çok belirleyici olacak. Burada yaşanabilecek bir trafik kazası sonraki seçimi çok aşırı etkileyecek. Bu sebeple öncelikle Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılıp onun aradan çıkartılmasından sonra daha rahat bir ortamda mahalli idareler seçimlerinin yapılmasının daha düzgün olacağını düşünüyorum. Bu söylediklerimin siyasi demeçler olarak algılanmasını da istemiyorum. Sonuçta ben bir ticaret adamıyım. 2018 yılı ile ilgili öngörülerim içerisinde bu değerlendirmeleri yapıyorum. Ekonomiye siyaset,  % 100 oranında etki ettiği için ister istemez siyaseti de en iyi siyasetçiler kadar takip etmek zorunda kalıyoruz.

 

 

Son olarak okuyucularımıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

 

Dünyada biz farkında olsak ta olmasak ta ciddi bir anlamda değişim süreci yaşanıyor. Bu sürecin bizim lehimize ya da aleyhimize olması şu anda bizim yapacaklarımızla doğrudan alakalıdır. “ Yarın ne yaşayacağını merak ediyorsan bugün yaptıklarına bakacaksın”  diye bir söz vardır.  Bugün doğru şeyler yapanlar gelecekte de doğru şeyler yaşayacaklardır. Bugün yanlış şeyler yapanlar gelecekte de yanlış şeyler yaşayacaklardır. Bunlara hazırlıklı olsunlar… Bizim şu anda ülke ve millet olarak yapmamız gereken şeylerden birincisi hangi görüşten ve hangi gruptan olursa olsun mutlaka Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı şemsiyesi altında birleşmemizdir. Bu şarttır. Bunu sağladığımız takdirde de ikinci olarak çok çalışmamız lazımdır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk; “ Tek bir şeye ihtiyacımız var; O da çalışmaktır” diyor. Gerçekten de bizim çok çalışmamız gerekiyor. O yüzden bizim dedikodu yerine iş üretmemiz lazım. Hedeflerimizin olması lazım. İnsanların ne yaptığıyla değil, bizim kendimizin ne yaptığıyla ilgili fikirlerimizin ve çalışmalarımızın olması lazım. Dünya değişiyor Türkiye’nin de buna ayak uydurabilmesi için öncelikle bir bütün olarak kalması lazım. Yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin kesinlikle parçalanmaması lazım. Bunu sağlayamazsak zaten her şeyi kaybederiz. Bu bütünlüğü sağlamak adına ülkemizi yönetenlere her bir ferdimizin yardımcı olması lazım.  Bu yardım sadece ekonomik olarak algılanmasın. Her anlamda yardım edilmesi gerekiyor.  Eleştirel anlamda da yardım edilmesi gerekiyor. Algı yönetimine bu anlamda dikkat çekmek istiyorum. Ülkemizde o kadar çok algı yönetimi yapılıyor ki İnsanlar hiç araştırmadan direk inanabiliyorlar. Bunu kesinlikle yapmamamız lazım. Bir şeyi okuduğunuzda ya da bir şeyi gördüğünüzde mutlaka onun araştırmasını yapmanız gerekiyor. Bu araştırmayı yaptıktan sonra ona inanmanız lazım. Eğer bize sunulan her şeye inanmaya devam edersek.  İnanın hedefimizden saptırılırız ve o büyük hedeflerimize de hiçbir zaman ulaşamayız. Bizim hedefimiz, Atatürk’ün dediği gibi Türkiye Cumhuriyetini ilelebet payidar kılmaktır. İnanın şu anda başka amaç yoktur.  Türkiye’nin önündeki tek amaç budur.

 

 

 

 

 

 




HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları